küresel ısınma ve türkiye

26 Haziran 2007

küresel ısınma sohbetleri, tarışmaları, karşıtları ne çabuk kaynadı gitti değil mi gündemde.sanki dünyanın başka bir derdi varmış gibi.
“küresel ısınıyomuş, yanacakmış ortalık abuu abuuu” dedik geçtik.tıpkı depremlerde “devletin denetimsizliğinden oldu bu” dediğimiz gibi.oysa ossuruğumuz bile ekilermiş bu mevzuyu.cayır cayır salarken “ne sıcak lan” dememeli az daha dişimizi sıkmalıymışız yıllardır.

televizyondan izlediğimiz, gazeteden okuduğumuz haberler, röportajlar, cıngarlar unutuldu şimdi ölene kalana üzülüyoruz. hepimizin öleceği gerçeğini hiçe sayarak..sıcaktan ölmekte zor olacak tabi..

memura sorduk:
-küresel ısınma ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?
+valla dolar almış hanım.sıcak etkilemez pek demişler ama.sen bu işlerin içindesin bilader varmı bi artış he?

işçiye:
-küresel ısınma…
+heeeeee.anaaaa..kahvede dedilerdi küresel ısınmış.cayır cayır yanacakmış herbi yer..yer altındayız zaten yazında üşüyok..

esnafa:
-küresel ısınma nedir, nelerdir önlemler haberiniz varmı bundan?
+ikibinelli de yanacakmış kavrulacakmış ölecekmiş tüm herkes.veresiyeler nolcak abey..devlet buna bişey yapması lazım.su mu vercek netcek?!

başbakana:
-küresel ısınma…
+öhüm..sevgili…neydi senin adın?
-kutup ayısı
+hah kutup ayısı.senin gibi zırt bırt geliyorlar.git onlardan bantları al dinle kafana iyice sok dediklerimi bi dahada gelme.ananıda al git hadi..

kendime:
-kür..
+soruyu biliyorum.bık bıklama..
-cevapla o zaman
+bu kadar adam birşey demiş ama ben yinede www.kuresel-isinma.org diyeyim.

alex depue

25 Haziran 2007

alex depue kimdir?

örnek ile alex depue:

yeniden

18 Haziran 2007

Günlüğü sadece 99.9 damla gözyaşına kalıyorum evimin bu odasında..

Sabah ve akşam sıkışmaları da dahil..

Yerli aşklar ücretsiz,yabancılarsa biraz abartılı..

Hatıra kibrit kutuları,boş şampuan şişeleri var banyosunda..

Sıcak günlerde “yüzme havuzu olsa burada;hemde olimpik” diye hayal edilmiş bir havuzu da var..

Denize sıfır.hatta denizin içinde.”tuzlu su” ya uzak değil yani..

Personel iyi eğitimli ve donanımlı.nasıl acı çektirileceğini yemiş bitirmişler..

Burada 7 kişiyiz.6 sen 1 ben.çok sıkıldığımızda evin içinde dolaşıyoruz.6 odada da olduğun için ben tek başıma hiiiç kalmıyorum..

12 yaş altı çocuklar için ücrette alınmıyormuş hem.sana aşık olduğumu düşlediğim günlerde 12dende küçüktüm..

Herşey yetmiyormuş gibi birde painess centre ve gözyaşı banyoları var..ne de olsa o kadar ağlıyorum yararlanmalıyım değil mi?

Sabah ve akşam gezileri düzenleniyor..çok uzak değil;gül-ağla 23 saat.1 saatse gözleri dinlendirmek için..

Günlük gazetelerimiz kapılarımıza bırakılıyor.en hoşuma giden uygulamada bu.manşette “yine aşk” yazıyor,altında senin büyükçe bir resmin..

Tavla oynuyoruz bazen yaşlı beylerle..koltuğumun altına koyup sırtıma vururken “bunu sıkı tut bari” diye öğütleniyor,aldığım öğütle bir koşu buradan köye yol olacak kadar kusup geliyorum..

Bir iki günde alıştım her zamanki gibi.tuvalette sıkıntı çekerdim hep bilirsin,burada tuvaletler o kadar temizki..herkes sevgi içip aşk işiyor,ölü yiyip hayat sıçıyor sanki..

Alıştım,alıştımda kapıda “rahatsız etmeyin;aşkından geberiyor” yazmasına rağmen kapıyı çalıp kaçan “12 yaş” altı komşu aşk çocukları var..

Hele biri varki gözleri sen,burnu napolyon..

Her 6 saatte bir odadaki mini bar yenileniyor..eksilen keder hemencecik gideriliyor..hiç bu kadar hızlı servis görmemiştim..

İlk günü gibi son günüde pıt diye geliveriyor..bir otobüs,iki tavşan,birde dikiş takımı (düğme renkleri için recp. Başvurun)

Ben burada çok iyiyim…
Zannettiğindende iyi..zannet..zan..1 saatim dolmuş,içimden dürtüyorlar..

uyan gençlik!istanbul’da kıyamet kopuyor

14 Haziran 2007

mynet tarafından bir süre önce duyrulan istanbul:kıyamet vakti (ikv online) oyun stabil olarak cayır cayır oynanıyormuş.ben yeni öğrendim.şu an download ediyorum.

minimum sistem gereksinimleri biraz kasmık :
# P4 1.5 GHz/ Celeron 1.8 GHz / AMD XP 2200+ veya üzeri işlemci
# Windows XP
# 512 MB veya üzeri RAM
# 1.2 GB boş harddisk alanı
# DirectX 9.0.c
# Pixel Shader & Vertex Shader destekli grafik kartı
Örnek : ATI Radeon 9500 veya üzeri / GeForce FX 5200 veya üzeri
# 1024×768 minimum ekran kartı çözünürlüğü
# DirectX destekli ses kartı
# Internet Bağlantısı

ekran görüntüleride çok ilgimi çekti.knight online a benzettim.ama güzel bir gelişme.hemen destek siteleri yaygınlaşmış bile.buradan karakterler silahlar ve oyun hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.

oyunu kurmadan pc’nizi test etmek için buraya,
oyunu kurmak için buraya.

paris hilton hapiste

13 Haziran 2007


ülkemizde reşat nuri güntekin bilinmezken paris hilton vardı.hala da var.seçimimizi,ekonomik sıkıntımızı bırakıp bu hanımımızın ne giydiğini,nereye gittiğini,kiminle gece çekimi yaparak yattığını izliyor,yorumluyoruz.

paris ablanında görüntüsünü kestiler : 1 , 2.

paris hanımın hapishane odasından alınan ilk görüntüler:

devamını okuyun »

öldüresiye sevişme

13 Haziran 2007

nahnu‘da bir haftadır kalan yazıdaki link geçenlerdede gözümü çekmişti. (nasıl oluyorsa?)

haber ilginç.
kör bir adamın eşi tarafından aldatıldığını anlamasıyla gelişen olayları içeriyor.

sizde okuyun.

Eşinin kendisine sürekli çay içirdiğini de anlatan Arif Demir, “Çay içince ereksiyon oluyordum. Daha sonra devamlı sevişiyorduk. Benim kalbimin çarpıntısı tutuyordu. Kendisine neden çay içtikten sonra böyle bir şey olduğunu sorduğumda, ‘Ne güzel mutlu oluyoruz’ diye konuşuyordu. Daha sonra anladım ki beni kalp krizinden öldürmeye çalışıyormuş” dedi.

ve pavlov geldi aklima.

zihni sinir

7 Haziran 2007


Porof. zihni sinir 30 yaşına girmiş.

Taksim Showroom-atölye-ofis Lamartin Cad. No:11 Taksim adresinde dükkanı var zihni hocanın.
çoğu zaman oralarda pinekliyor.

devamını okuyun »

human clock

7 Haziran 2007

bildirgec’te gördükten sonra “şerefsizim düşünmüştüm” dediğim olay

yakın zamanda buradaki seçme kızlardada bir cep saati yapılacakmış.

meslek sırrı

6 Haziran 2007

K:
necla senin annen ve baban beni istemiyorlar.anlıyorum gözlerinden
K:
kerane tatlısı satıyor olduğumu öğrendiklerinde gözlerindeki o bakışı gördünmü
Choosens’ Place!:
hayır ferith nolur boyle soyleme… nolur… geçen yıl bana aldıgın kırmızı kilotlu çorap için bunları soyluyorsun ama anla beni nolurrr boyle bişey yok…
Choosens’ Place!:
sen rıskını kazanıyorsun ashkım… lütfen beni üzme…
devamını okuyun »

google bizi de satın al!

6 Haziran 2007

google abim benim

resminin konumuna kurban olayım,cüzdanımda taşıyom abi!var mı bir isteğin arzun.çay söyledi mi bizim çocuk?
senin yaptığını süleyman demirel yapmadı abi.
kendi aramızda deneyler bile yaptırdın bize.
dükkan açtın “iki dakka bekleyiver gelcem” dedin hala dükkan bekliyoz..
bill dayıya bile gönderdin.
satın almadık şirket bırakmadın.
daha neler var sayamadığım.

bizide al google bizide!
google belediye başkanı olsun!
hatta başbakanlığa aday olsun!

havada tipi-trip

1 Haziran 2007

ilk kez uçağa bineceğinden bütün gece heyecandan dönüp durmuştu.
hem korkuyordu hemde gavur gibi istiyordu.
sabahında o heyecanla taksiye attı kendini.”havaalanııııii” demek için beklediğini fark etti yıllardır.o kadar içten söylemiştiki taksici “bar daha söyle!” dedi.yineledi “havalanıııii”.taksici yine tekrarladı “bir daha söyleeeğ”.”eşşeğin ziki!yürü lan makara yapma”.

havaalanıda ne kadar uzaktı.git git bitmiyordu bu yol..

rezervasyonunu yaptırdığı biletini aldı ve borddan uçağının durumunu takip etmeye başladı.bu arada annesinin miğdeni tutar diye verdiği kuru fasülye tanelerini atıyordu ağzına bir bir…

ve bindi..”ohaa lan bu neee?bizim tekli koltuklar bu kadar değil” dedi içinden.ibne ibne sırıttı birde..

uçak kalkmıştı.ishal olupta içinin boşaldığı gibi boşalıp boşalıp doluyordu damarları kalkış anında.hop hop ediyordu yüreği.akşama hatunun küreği..

yolu yarıladıklarını saatine zırt bırt bakarken anladıki uçak birden sarsıldı.”tribe girdi” diye düşündü..
küçükkende havada panik filmini izledikten sonra anlatırken “türbülans” diyemiyordu,halada diyemiyor.
3,5 atmaya başlamıştı,tekli koltuktan büyük dediği koltuğa 3,5 la çarpılmış götü sığmıyordu artık.uçakta iyice bokunu çıkarmıştı.yabani bir beygir gibi tepiniyordu sanki..o anda ilk yardım paketleri açıldı ve birde ne görsün;ipin ucunda güllü yasin..

bütün uçak 3,5 ataraktan,bade süzerekten güllü yasin okuyordu.bir ara toparlar gibi oldu fakat sonra yine bir darbe yedi.sanki ilkokulda kardeşi ile birlikte yattığı ranzanın altından kardeşi depikliyor gibiydi.”ya kontraplak fırtarsa lan” dedi.3,5 oldu 35,5.o anda tek düşündüğü şey cebindeki muskaydı.

kötülükten koruyacaktı onu ama saklamalıydı yoksa o durumdaki insanlar talan ederlerdi.saklanan şey dikkat çekiyordu.oradan kalkan bir zenci “hey dostum neyin var senin?ne saklıyorsun bizden lanet olası” dedi.”sanane lan meşe kömürü kak git” diye cevapladı.kaptana kadar gitmişti esat’ın sakladığı muska.anons yapıldı “hepimiz aynı yoldayız birbirimizden birşey saklamayalım.ben açıklıyorum bu hostesle ilişkim var” dedi.oradan yaşlı bir kadın “gençliğimde bütün bürokratlara verdim” dedi arkalardan bir erkek sesi “tavşanların yumurtladığını sanıyordum” dedi,derinlerden bir ses geldi “gitar çalardım gençken,kızları düşürmek için.ama ben ankara oyun havası dinlerdim geceleri gizli gizli” dedi…

345 kişinin sırları döküldükten sonra sıra esat’ın muskasına gelmişti.

“bunu ananem yazmdırmıştı,başıma bir iş gelmesini engelliyor” dedi.kalabalıktan karışık bir ses “amaniiin” dedi ve esatın üstüne çöktü.bu sırada uçak inmiş aşağıdakilerden hangisi bekliyordu.