uzaylıya benzeyen erik

Pazardan 3 kilogram kırmızı erik alan Fatma Öndeş, evine gelen misafirlere meyve ikram edeceği sırada, ağız, burun ve göz şekli olan eriği fark edince şaşkına döndü. Misafirlerini mutfağa çağırarak, filmlerdeki uzaylılara benzeyen eriği gösteren Öndeş’in misafirleri de hayretler içerisinde kaldı.

Komşu Abdurrahman Demir ise, eriği gördükleri günden beri uyku uyuyamadıklarını belirterek, “Ben elime eriği aldığımda elim titriyor, tutamıyorum. Bu gerçekten Allah tarafından bizlere verilen bir mesaj” diye konuştu.

uzaylının eriğe benzediğini ne bildin?

(daha fazla…)

zoincle tarafından Ağu 29 2007 tarihinde Yersiz kategorisine gönderilmiştir. Yorum Yapın

kalpli davetiyesiz misafir

tuvaletteki hali hariçte insanın anlatamayacağı şeyler geliyormuş başına. iki ucu boklu değnek derler ya ortasından tutupta öyle dolanmak gibi..

yaşayın siz anasını satayım.. tutsun senin elini..saklanıp bi duvarın arkasına öpüşürsünüzde siz..

kendimi “zaten senin burnun akıyooor” diye bir çocuk grubundan dışlanmışta hissediyorum bu sıralar.. bir bu eksikti..

gece gece seni mi düşüneyim, yanlızlığımı mı?

sana soruyorum evet, cevap versene!

hep böyle bakıyorsun nedense..

ama yanımda olmadığında konuşuyorsundur eminim..

bana bütün bu gıcıklıkların..

artık uyumalıyım..

yoksa seninde keyfin kaçacak..

Lowman tarafından Ağu 25 2007 tarihinde Şahsi Meseleler kategorisine gönderilmiştir. Yorum Yapın

bira açmanın 1001 yolu

çevir-aç kapak ile çalışır. tombalak efes ile denemeyin!

zoincle tarafından Ağu 23 2007 tarihinde Yersiz kategorisine gönderilmiştir. 2 Yorum

seçim solaryum – kesin çözüm!

liderlerin ve politikacıların arasındaki son dalavere.son moda!

bronz vücut

evvel:

(daha fazla…)

Lowman tarafından Ağu 1 2007 tarihinde Yersiz kategorisine gönderilmiştir. Yorum Yapın

ultima online ağrılı ve yamuk bir vücuda yol açar

4 senedir bağımlısı olduğum ultima online ve ücretsiz shardları hala hayatımdan çıkmadı. günlerce, gecelerce (uykusuzluğun ve uyuşukluğun has sebebidir oynayanlar için) süren, bitmeyen bir öykü..

oyun tamamen bir paradoks üzerine kurulu.
iki grubun (iyiler ve kötüler) birbirleri ile bitmeyen savaşını mitolojik ve fantastik öğelerle beslemiş, kudurtan bir heyecan vermiştir. aylar süren karakter gelişiminden sonra pata küte pvp (player vs. player) yaparsınız ve 1 dakikadan kısa sürede taraflardan biri ölür.

oyunun lanet kısmı bağımlılığıdır. her oturduğunuzda aklınızdan birşey geçer fakat hiçbir zaman yapamazsınız. tıpkı oyunun yazılım mantığı gibi ulaşılmazdır. dragonlar, championlar, balronlar döner durur. hiç bitmeyen bir para vardır kazanabildikten sonra.

neden bağımlılık yapar?:

karakter ile oyuncu özdeşimi oyun yazarlarının kabiliyeti ve shard sahiplerinin güzel kodlamaları ile basitleşir ve bitmeyen bir egonun tatminine dönüşür. bulduğunuz, aldığınız silahlar, sahip olduğunuz binekler (mustang, nightmare, unicorn, ostard), kaleler.. bitmeyen bir döngüde pıtır pıtır koşar durursunuz.

sonun olmadığının farkında olduğunuz halde ufacık bir map içinde girmedik atraksiyon, öldürmedik hayvan (npc) bırakmazsınız.

bir diğer yanıda multiplayer (çok oyunculu) olmasıdır. ve her multiplayer oyun gibi oyuncular arasında ilişkiler iyi yada kötü yönde ilerler.

aileye bile taşabilen bu oyun bağımlılığı boşanmalara, sınıfta kalmaya, asosyal bir bireyin yetişmesine yol açmıştır.

ve:
ultima online’ ı insana bu kadar bağlayan tamamen “ego tatmini” ve “gerçek hayata yakınlığı”dır.

Lowman tarafından Ağu 1 2007 tarihinde Sade, Şahsi Meseleler kategorisine gönderilmiştir. 5 Yorum
  • Kuşum