Posted on 30 Haz 2008, 09:41, by Lowman.
kokulu çiçeklere alerjisi olan bir sevgili kendisi ile birlikte bir çiçek türünü getiriyor; karahindiba. bu zamana kadar üfürük çiçeği diye bildiğim bu çiçek, klasik çiçeklere alternatif olarak nefesi burundan içe çekerek değil, ağızdan dışa vererek yolunda giden bir kullanım sağlıyor. hayır sıkıyorsa çek içine. her gördüğümde dağılmasın aman dikkatiyle yerden koparır sevdiceğe veririm. çünkü verebileceğim [...]
Posted on 29 Haz 2008, 16:19, by Lowman.
bundan 3 doz alan insan kütük gibi bir adamda olsa defteri imzalatıp müdüre teslim ediyormuş. yani birde kaldırıp kendi kafasından tüfekle vurmasına imkan ve ihtimal yokmuş. evet kurt cobain’den bahsediyorum. kendisi bir dönemki genç kızlarımızı (hala vardır) yakışıklılığıyla-tarzıyla dip düşümüne uğratmış, looser güruhunun en önünde başı eğik önderi olmuştur.tam beklediği kaderle yüz yüze geldiğinde ölümde [...]
Posted on 21 Haz 2008, 20:15, by Lowman.
hacım o kadar kolay değil bu iş benim için. çok merak saldım ilk gördüğümden beri, makinadandır o makinadan diyordum fakat işi araştırınca öyle olmadığını anladım. farklı ışık derecelerinde alınmış 3 resimi photoshopta bir araya getirince buna benzer görüntüler çıkıyormuş. tekniğin en kolay yolunu şöyle özetleyebilirmişiz: HDR (high dynamic range) foto çekmek için tripod(ayak) şart gibi [...]
Posted on 20 Haz 2008, 20:30, by Lowman.
kimine göre derin gelir boy havuzları, kimine göre sıcak taraf. eğer 4 metre muhabbeti dönmemişse arkadaşlarınız ve sizin aranızda hayatınızda, bu yaz deneyin derim.
muhabbet şudur:
-biz gidiyoruz 4e.
-ya olm hep yapıyonuz bunu bana gelin şurda takılın işte, deve güreşi falan.. allah allah ya!
-lan bura çoluk çocuk. işenmekten sıcacık olmuş baksana!?
-yok lan burası sığ ya ondan sıcak [...]
Posted on 20 Haz 2008, 13:42, by Lowman.
kuş mu yok içinde? olmasın; varsayarım ben olmadığın geceler senide var saydığım gibi. çocukluğumdan kaldı bu alışkanlık. çok huysuzlanırsam uyumadan bir masala salarlardı beni. kendim koşar, hoplar, zıplar, yeri gelince kılıcımla birkaç canavarı öldürür uyur kalırdım bana anlatılanları dinlemeden. maksat bana o zamanı, o havayı vermek zaten. tıpkı gelmen gibi. beklediğim zaman huysuzluk anlarım, gelmen [...]