Posted on 31 Tem 2008, 11:48, by Lowman.
kimin canı çekti? denizi ve sevgilinle orada bulunmayı değil, ortadaki na işte kağıt helvayı. kağıt helva, elma şekeri, pamuk şekeri, damla sakızı.. ulan bu saydıklarımın öyle bir etkisi var ki bahsedilmesi, kokusunun duyulması yada görülmesi durumunda insanın canı çekiyor. ilk bulan bunu düşünerek mi yaptı? bir pazarlama tekniği mi bu acep? okul servislerinde sol [...]
Posted on 31 Tem 2008, 11:15, by Lowman.
geçenlerde sosyal içerikli yazıları pek sevmediğimi belirten fakat kendi kendine çelişen bir yazı yazmıştım. böylelikle kendi kendimide eleştirerek bu döngünün içine girmiş bulunuyorum. sigara gibi bu konu sanırım, bir kere bulaştığında herşeyi yazıveresi, çözdüm ulan diye kendini ön plana atası geliyor insanın (: herneyse dün önemli bir gündü: AKP kapatma davası partinin kapatılmadan, hazine yardımının [...]
Posted on 29 Tem 2008, 10:37, by Lowman.
tavanda yapışmış, eminim borusundan borusundan yalanarak bana bakıyor. tek gözüm kapalı, eller şaplağa hazır bekliyorum ama rakip benden daha sinsi ve gündüz uyumuşta gelmiş. tam içim geçerken ışık numarası geliyor aklıma ve yavaşça kalkıp ışığı aç kapa yapmamla kendimi yatağın üzerinden havaya fırlatmam bir oluyor. öyle hızlı kavuşturuyorumki ellerimi yine benden daha antremanlı rakibim kaçmasa [...]
Posted on 25 Tem 2008, 23:13, by Lowman.
yerde ağlayarak süründüğüm vakitlerde bir tek halıda saçlarını bulduğumda biraz sustum. 5-10 tanesini bir araya getirip kokladım, yokluğunda kokunu taa derinlerime çekebilmek için. elimde bir tutam saç, gözümde oluk oluk yaş. kocaman olduk aslında ikimizde; neyin ne olduğunu biliyor, tartışarak bir yere varılmayacağını her defasında ezberden tekrarlıyorduk. muzurluk bu bizim yaptığımız. ikimizin ortak oyuncağını halının [...]
Posted on 25 Tem 2008, 20:53, by Lowman.
6 aydır duygu tomurcuklarımı dizimde sektire sektire geziyorum ve içimiz salıncaktan atlarken kalkar ya, içim o durumda. bir koli küçük kutu meyve suyunu kendi pipetleri ile içtikten sonra yola dizip her adımda birini patlatan bir orkestrayı yönetiyorum aynı zamanda. maksadın muhabbet olduğu masalarda en içi geçmiş adam ben oluyorum, kahkahaların göbeğinde dalıyorum. sıcak, ama ben [...]