Çocuklarınız ve İnternet
Eğer bir çocuğunuz varsa ve bilgisayarı internet ile birlikte kullanıyorsa, malum aklınıza takılan konular olacaktır. Tabi ki sizin çocuğunuz yapmıyordur ama bu, bu konuda alınması gereken önlemler ve yapılması gereken konuşmaların olmadığı manasına gelmiyor.
Biz büyük kullanıcıların bile başlarına neler geliyor ki küçücük çocukların gelmesin. İşte bu yüzden ne çok kısıtlayarak ne de tamamen serbest bırakarak, çocuğunuzun iletişimini ve bilgi kaynaklarını kesmeden orta düzeyde bir otorite çocuğunuzun interneti bilgi ve eğitim amaçlı kullanmasına teşvik edecek, katkı sağlayacaktır.
Bu konuda yapılabileceklerden bazıları:
Kendine Gel
Dikilip aynanın karşısına kaç dakika bakabilirim acaba kendime? Kaç dakika dayanabilirim ya da kaç saat? Anımsarım illa eskiyi, acıyı, tatlıyı hafif nemli gözlerimi görünce. Bu eblek suratın altında yatan canavarı dizginleyemediğim günlerde kendimden vermelerimi, zulümlerimi. Elimden gelse basarım tokatı kalkarım ama yazı bunu anlatıyor. Kolum bacağım sanki bağlı sandalyeye bileklerimden. Hareket edemiyor sadece aynaya dönük yüzümü izliyorum. Komik mimikler, diş rengi, buyun kılları, saç kenarları bitti. Yine kaldık başbaşa. Kendimi sevseydim keşke. Gözüme kaşıma kurban olsaydım da bencilliğin tavanına vursaydım. Kendimle ne kadar canım cicim dönemi yaşayabilirim ki? Mutlaka bir kavga eder, o nemrut suratı bir daha görmemek üzere terk ederdim. Ağır bir yoksunluk sendromuna girer miydim acaba kendimi burada bağlı bırakıp gittiğimde? Ha birde, buradan baktığımda minibüs şöförünün yanında oturan tipi taşıyorum gibi. Para üstü, bir kişi mi?…
Tema Güncelliyorum
Merhaba okuyucu,
Şu andan itibaren site görünümü (tema) güncelleniyor. Zaman zaman aksaklıklar veya sağdan soldan fırtmalar olabilir. Panik yapmamanızı, koltuklarınızı dik konuma getirip kemerlerinizi bağlamanızı rica ediyorum.
Verdiğim rahatsızlıktan dolayı özür diliyorum. Esen kalın!
Canlarım Benim
Yani hem oha, hem de çüş diyorum sizlere Ergenekon ekibi. Bizim gibi hayata bombalama atlamış bir cenereyşının kafasını allak bullak ettiniz ve toplandınız. Medyanın abuk bellediği adam Nihat Genç durumu biz Ergenekon cahili halka açıklamış:
Nihat GENÇ Ergenekon liderini açıkladı.
Şimdi yazımızın asıl konusu, Ergenekon örgütünün lideri, saat 10.30 ve 10.01.2009 tarihli art TV deki ‘Veryansın’ programında, Nihat GENÇ tarafından açıklandı. Hiç bir şüphe ve kaygıya yer vermeden tüm çıplaklığıyla GENÇ, Ergenekon lideri olan 1 Numarayı okur ve sevenlerine şöyle açıkladı’’Ankara’nın güzel restoranları ve devlette çalışan personelin hemşerileriyle buluşup sohbet ettikleri mekanlarıvardır. Bu mekânlar da hemşeri, dost ve arkadaş ortamlarında derin, güzel ve lezzetli sofralar kurulur. Ev baskınları ve dinlemeler sonucunda elde edilecek delillerdense, bu mekânlardaki garsonların ifadelerine başvurulursa Ergenekon örgütünün gerçek liderine daha kolay ulaşa bilirler. Bu toplantı ve sofralarda olmuş biri olarak, lezzetli sofralarda içilen rakılarla, her defasında ihtilal yapılır ve yeni bir saltanat kurulur, şimdiden açıklıyorum ki soruşturma sonucunda ulaşılacak Ergenekon örgütünün gerçek lideri YENİ RAKI olacaktır’’dedi.
Beyin Kası
Aralarında konuşurlerken duydum; bu zavallı çocuğun beyin kasları çalışmıyormuş. Hemen kulaklarımı oynatabildiğim hareketle kendi beyin kaslarımı oynatmayı denedim başarılı olamadım. Kaşlarımı kımıldattığım hareket biraz etki eder gibi oldu fakat aranılan çalışmanın bu olmadığından emindim.
Lafınızı balla kesiyorum diyerek iki koltuğun arasından kafamı uzattım: Muhterem, sizin bu beyin kası dediğiniz nasıl olur ki? Baklava baklava mı yoksa girintili çıkıntılı mı? Sorum karşısında çok şaşırmış olmalılar ki saçma sapan hareketler yapmaya başladılar. Biri elini kolunu sallarken diğeri hoahoahoa diye gülüyordu. Ulan dedim, kendi kendime bu kası geliştirir şampiyonası varsa katılırım. Zaten yapacak bir işim yok, dur sen yarından tez yok bir body salonuna yazılıp, o tarafın egzersizlerini yapmaya başlarım. Sağolun üstadlar ben anladım anlayacağımı diye yeniden laflarını böldüm. Yanlız o adamlarında kaslar zayıftı eminim.
Yavaş Ol Google!
NTVMSNBC’de gördüğüm habere göre sık kullandığımız arama motoru Google küresel ısınmada büyük etkenler arasında sayılabilirmiş. Araştırmacı Alex Wissner-Gross’un yaptığı araştırmaya göre Google üzerinde arka arkaya yapılan iki arama elektrikli ısıtıcıda bir fincan çay için su kaynatma sırasında ortaya çıkan karbondioksit salınımına eşitmiş. Daha öncelerde çevre dostu gösterilen Google bakalım bu olaydan nasıl sıyrılacak. Az sonra.
Google Blog Çeviricileri (Converters)
Google Blog Converters 1.0 yayınlandı. Kullanmakta olduğunuz blog servisinizi veya yazılımını değiştirmek istediğinizde binbir katakulli döner, servisten veya yazılımdan kurtulmanız çok zorlaşır veya imkansızlaşır. Google bu verilerin size ait olduğunu düşünüp Blogger, WordPress, LiveJournal, MovableType altyapılarından beğendiğinize ve işinize yarayana geçmeyi kolaylaştırmış ve bunun için araçlarını yayınlamış.
* wordpress2blogger
* blogger2wordpress
* livejournal2blogger
Vay Alçak
Çok fena sakız çiğniyorduk çünkü futbolcu resimleri yada Türkiye’de dürtseler göremeyeceğimiz arabalar ve süratlarden bahseden kağıtlar çıkıyordu. Hemde kapıları yukarıya doğru açılanlardan varsa bir iki tane aboo. Yahu nasıl dandik bir yüzyıl değişimine denk geldikte birden bu kadar alt üst oldu herşey? Yani daha düne kadar Dino cinbirinci ev hayvanımızken iki dakkada götüm yedim yapıp dönüverdik kompütere. Maksat burada teknolojiyiskim vıdı vıdısı değil “satak huyumuzun kuruması lazım arkadaş” akımına siz henüz yara almamış (belki) okuyucuları davet etmektir. Ben çok büyük iki yüzlülükler yaptım, nice çizgi romanlardaki tombul dayıları veya jetgillerin kızını sattım geldim. Ama bu zamana kadar olmazdı be Judy’cim. Fakat babandan şahane kayınpeder olurdu o ayrı mevzu, kalender adam. Çocuğum olursa adını Turbo koyarım ben bu gazla.
Oha Power Rangers!

Bak bu dürzüler birde böyle Aaaah! yapardı. Meğer ima yapıyorlarmış 90′lı yılların çocuklarına ama olsun. Hadi, şimdinin çocuklarına da bi kere bi dönüşüverin! Yiyorlarmı..
Kadın Sesi

Issız adamdan sonra parlayan kadın sanatçı, hala kendini jiletlemeye çalışan bir grup esmer genç; televizyon. Masanın üzerinde duran bir kitaba açsam mı açmasam mı bakışlarını fırlatarak 20 dakikasını geçirmiş adamın sevgilisine alacağı hediyeyi düşünmesi ve sevgilisinin arkadan seslenmesi: Ben hazırım! Kafadaki tam yokedilememiş karar mekanizmasının izleri ile birlikte ne yapacağını bilemeden ayağa fırlama. O an için sıradan gelen Ben hazırım‘ı günler sonra çılgınca arayacağının farkında bile olamama.
Kadında göz neyse seste odur bana göre. Çok konuşmasını, bağırmasını ve seviyorumlarını özleyeceğiniz birinin olması ve bahsedilen durumları size yaşatması, anının görselliğini tamamlar ve acı zamanlarında siz sürünürken tepenizden bağırarak size tekmeler atan o acımasız komutana dönüşür. Birlikteyseniz ne ala..
[audio:gd.mp3]



