Quimby The Mouse

Yeni bir kısa film Quimby the mouse Felix’e benzer bir karakterdir.

Quimby The Mouse from This American Life on Vimeo.

Lowman tarafından May 29 2009 tarihinde Görüntülü kategorisine gönderilmiştir. Yorum Yapın

Beypazarı’nı Gördünüz mü?

Merhabalar.
Bu yazıda bahsedeceğim ilçe Ankara’ya 100 km uzaklıkta, tarihi ve doğası ile son yıllarda ziyaret edilebilecek, konaklayabilecek ve çeşitli doğa aktivitelerinde bulunulabilecek bir yer haline gelen Beypazarı.

024Tarihi uzun zaman öncesine dayanıyor. Hitit, Frig, Galat, Roma, Bizans,  Anadolu Selçukluları ve Osmanlı egemenliğinden geçmiş, tüm medeniyetlerden izler taşımaktadır. Tarihi hakkında geniş bilgi için belediye internet sitesinde bir bölüm mevcut.

Yakın zamanda (6-7 Haziran) ilçenin bir süredir düzenlediği Geleneksel hale gelmiş Havuç ve Güveç festivali düzenlenecek. Doğduğum yer olduğu için, her yıl o zamanlarda orada bulunurum ve diyebilirim ki bir kere olsun görülebilecek yerler arasındadır şehirin son hali.

Son yıllarda özel bir şirketin ve belediyenin çabaları ile tarihi evler restore edilmiş, müzeler arttırılmış, şehir planlaması ve düzenlemeleri yeniden yapılmış, kısacası ilçe turizme açık hale getirilmiştir.

Hıdırlık tepesi, Alaattin sokak, İnözü Vadisi, Suluhan Kervansarayı, Yaşayan müze, Belediye müzesi, konaklar, gümüş atölyeleri, yöresel yemekleri tadabileceğiniz restoranlar (konaklar), el sanatları dükkanları ve şehir merkezi gezmenizi tavsiye edebileceğim yerler olmakla birlikte festival zamanında yüz binlerce kişiyi ağırlıyor. Kaliteden ve hizmetten hoşnut kalacağınızdan emin olabilirsiniz.

Yöresel yemekleri ile de meşhur Beypazarı’nda tadına gerekenlerin bir listesini yapacak olursak: Beypazarı kurusu (peksimettir, çay ile yenebilir), 80 katlı ev baklavası, Beypazarı etli güveci, Etli yaprak sarması, höşmerim (tatlı), havuç lokumu (havuç yörede, doğal şartlarda üretilir) şeklinde sıralanabilir.

02Şehirde yukarıda bahsettiğim gibi nezih ve temiz odalarda konaklamak mümkün. İster tarihi konaklarda, isterseniz otellerde kalabilirsiniz. Bu konuda belediye turizm danışma birimi size yardımcı olacaktır.

Benim bu konuda size tavsiye edebileceğim yerler İnözü vadisinde bir işletmede veya şehir içinde Alaattin Sokak’ta bulunan herhangi bir tarihi konakta kalmanızdır.

Birazda festivalden bahsetmek gerekirse; festivalde çeşitli aktiviteler gerçekleşiyor (konserler, farklı ülkelerin sanat gösterileri, sergiler, yöresel pazarlar vb..).

beypazari10hx0Halk kendi ürettiği yiyecek, içecek ve hediyelik eşyaları kurulan pazarda uygun fiyatlardan satıyor. Bunların arasında makarna (köy eriştesi), gümüş takılar, süt ürünleri, örtüler (yazma, bürgü), el örgüleri, ahşap eşyalar (el işi saat, masa aksesuarları, küçük eşyalar vb.), kıyafetler gibi şeyleri bulabilirsiniz. Bu pazar sadece festival zamanında değil, hemen her zaman açıktır ve her ziyaretinizde burayı gezebilirsiniz.

Tarihi evleri ve sokakları ile fotoğrafçılar için de güzel çalışmalar alabilecekleri bir şehir.

Her yerde bulabileceğiniz bilgilere ek olarak şehir halkı ile samimi olmanızı, yerel konuşmalarını dinlemenizi ve çekinmeden gidip bir eve misafir olmayı denemenizi önerebilirim.

Doğa sporlarına merakınız varsa, trekking için İnözü vadisini, Karaşar yöresi ve çevresini, balıkçılık için Çukurören göletini, Karagöl’ü, Çayırhan gölünü veya Eğriova gölünü ziyaret edebilirsiniz.

Festival zamanını tekrar hatırlatayım: 6-7 Haziran.

Daha fazla bilgi alabileceğiniz yeniden düzenlenmiş Beypazarı Belediyesi internet sitesini tavsiye ederim.

Gezmek, görmek isteyenlere veya burası için planları olanlara yardım edebilir veya geleceklere rehberlik edebilirim.

Lowman tarafından May 25 2009 tarihinde Nostalji kategorisine gönderilmiştir. Yorum Yapın

A Benim Kapalı Kutucağızım

1364744341_a0f885e386Mis gibi çay demlenmiş, yemeğin üzerine sigara ile yudum yudum içerken buluyorum kendimi her akşam. Yine her akşam çay ve sigara ile birlikte haber okumak aklıma geliyor internetten veya gazeteden. Gazeteyi pek tavsiye etmiyorum, üşendiğimden. Açıyorum birkaç farklı gazetenin internet sitesini tek tek başlıklara göz gezdiriyorum. Okurken kimi zaman aklıma bir şeyler takılıyor, tam konsantre olamıyorum. Magazin hiç okumuyorum da, sporu daha hiç okumuyorum.

Her akşam iki haber okuduktan sonra sıkılıyorum. Bu ülkenin heyecanlı haberleri ya açıkta değil ya da ölüm gündemimiz olmuş. Başr’öl oyuncularının devlet dairelerinden seçiliyor olması belki de bu kadar rutin yapan yeni yetme haberleri.

Şu anda aldığım bir ekran görüntüsü bunu size daha iyi açıklayabilir:

untitled-2

Televizyonumuz zaten yok; bir bozuldu bir daha tamir ettirilmedi. Asıl orada heyecanlı şeyler oluyor diyor komşular.

Eğer ben bir gazetenin internet sitesini açıyor ve okuyacak hiç birşey bulamıyorsam; bir haber okumak için 4 farklı sayfadan geçiyor, görmediğim ünlü manken memesi kalmıyorsa ve okuduğum haber “oluyordu ama son anda engellendi..” gibi bitiyorsa keyif almam ve haberim olmaz.

Bunlar etrafında oluyorken, hırsızlık kol gibi geziyorken, her an başına bir şey gelebileceğini hatırlatan yazıtlar bu haber aracı dediğimiz kağıtlarda tablet tablet yayınlanıyorken, kutusunda yaşar tabi bu adam. Sevdiklerini, kedisini, meyvesini, çayını alır kutusunda yaşar.

Bırak onun için kan içtiği çayın sıfatı olsun, hırsızlık dediğinde sevgilisinin gönlünü çaldığından başkası gelmesin aklına, kutudan kutuya gezsin.. Yeter ki o pislikler bu kutulara bulaşmasın.

Lowman tarafından May 25 2009 tarihinde Yersiz kategorisine gönderilmiştir. 2 Yorum

Alexander Rybak, Eski Sevgilisi ve Şarkısı

ingrid_berg_mehus3Eurovision 2009′da esas oğlan seçilen ve bana göre hakeden Alexander Rybak kardeşimiz esasında şarkıyı kendisini aldatan Berg Mehus için yazmış. Aşkta kaybeden Alexander, bir çıkış yolu ararken çareyi Eurovision’da buldu galiba. Sevgilisinin de kendisi gibi keman çalabildiğini, çılgın ve esnek hareketler yapabildiğini duymak sizi şaşırtmaz herhalde. Şarkının Türkçe çevirisini yapanve haberin asıl kaynağı şurasıdır.

Alexander Rybak Fairytale Türkçe Çevirisi:

(daha fazla…)

Lowman tarafından May 25 2009 tarihinde İktibas kategorisine gönderilmiştir. 49 Yorum

Bilgisayara Bakmak

bilgisayar

Dışarıda enfes bir hava, ince yağmur damlaları var ama ben inatla bilgisayara bakıyorum. Bana komiklik yapıyor. Resimler, resimler açıyor. Arkadaşlarımı gösteriyor arada bir kocamaaaan sanal bir insan havuzundan, isminden ve tipinden seçerek. Yarışmalar falan oluyor arada bir heyecanlanıyorum. Sevip takip ettiğim diziler var; önceden TV’de izlerdim bunları ama ne gerek var bilgisayardan bakıyorum ya. Süper sözler denk geliyor; bak mesela “güllerin içinden canım, koşarak koşarak gel bana gel”. 3 tane adam var facede, onlarda söylemiş bunu. Koca koca adamlar hatta hepsi de kel. Hayret ediyorum, dedem yaşında insanlar da bilgisayara bakıyor.

Lowman tarafından May 23 2009 tarihinde Yersiz kategorisine gönderilmiştir. Yorum Yapın

Türkçe’nin Matematiği

Bu yazıyı, en son mayıs 2008′de güncellenmiş, eski ve tahminimce kapanmak üzere olan bir sitede gördüm. Türkçe’nin matematik ile ilişkilendirilmesi, kullanımı ve diğer dillerden farklarını anlatıyor.

“Victor Hugo şiirlerini 40.000 kelime ile yazdı. Türkçe’yi en zengin kullananlardan Yaşar Kemal’in romanları 3.500 kelimeyi geçmez” görüşü çok yaygındır. Bu görüş haklıdır zira Türkçe’nin Fransızca’ya oranla daha az sözcük içerdiği doğrudur. İngilizce’ye, Almanca’ya, İspanyolca’ya oranla da daha az sözcük içeriyor olması gerekir. Ne var ki bu Türkçe’nin daha yetersiz bir dil olduğu anlamına gelmez! Çünkü Türkçe az sözcük ile çok şey anlatabilen bir dildir! Daha fazla sözcük içerse bunun kimseye zararı dokunmaz ancak, gereği yoktur.

Başka bir dilden Türkçe’ye çeviri yapan herkes sözlüğü açtığında, aralarında minik anlam farkları olan bir çok sözcüğün Türkçe karşılığında çoğu zaman aynı kelimeyi okur. Bu, ilk bakışta bir eksiklik gibi görünebilir, oysa öyle değildir. Çünkü yukarıda adı geçen diller kelimelerin statik olan anlamlarını öğrenmeye, Türkçe ise bu anlamları bulup çıkarmaya, yani dinamik anlamlandırmaya dayalıdır. Türkçe’de anlamları sözlükteki tanımlar değil, kelimelerin cümle içindeki konumları belirler. Tam bu noktada, Türkçe’nin, referans olmak üzere sadece gerektiği kadarı sözlüklere alınmış, sonsuz sayıda kelime içerdiği bile öne sürülebilir.

Yazının devamı Bilim Kurgu 2000 internet sitesinde.

Sitenin araştırılıp, tek tek okunası sağlam bir arşivi var.

Lowman tarafından May 23 2009 tarihinde İktibas kategorisine gönderilmiştir. Yorum Yapın

böyle bir yumak yapayım sana, sevgimi sarayım sarayım.
vereyim postaya, ondan önce geleyim geleyim.

Lowman tarafından May 18 2009 tarihinde Yersiz kategorisine gönderilmiştir. Yorum Yapın

Eurovision 2009 Birincisi Norveç

Alexander Rybak – Fairytale   (2009 Eurovision Şarkı Yarışması Birincisi)

Eurovision 2009‘un diğerlerinden farkı 2009 yılında yapılıyor olması oldu bu yılda. Yarışmayı düzenleyen şehirin alma ihtimali yüksek tezi yine çürüdü ama müziğe oy verilmiyor deyişi hala sahne karmasını yüksek tutuyor. Neyse, 2. gruptan Norveç kazandı, iyi de oldu. Hadise ve elbisesi..

Lowman tarafından May 17 2009 tarihinde Müzik Kutusu kategorisine gönderilmiştir. 5 Yorum

Sinema Alışkanlığı

sinema

Önceden ben de çok giderdim sinemaya. O kadar çok ki, arada bir makinenin yanına yaklaşır, sıvazlardım dönen yerlerini. Sonra bir şey oldu; sinemaya küstüm. Ama o kadar dandik bir şeymiş demek ki şimdi neden küstüğümü hatırlamıyorum öbür küstüğüm şeyler gibi. Çok nadir gidip geliyorum, bayramdan bayrama. Yani öyle bir film olacak ki, benim onu sinemada ziyaret etmem gerekecek kadar ağır ve hareket ettirilemez olacak. Bu küslüğün sebep olduğu buruk bir acı da içimde yok değil. Acıyor bir yerlerim ama o başlattı. Bazen büyüklük yapıp gideyim diyorum; o benden daha büyük yahu. Şart koştum kendi kendime bir de: İsmail YK’yı Türkan Şoray’la aynı filmde gördüğüm vakit, gidip elini sıkacağım sinemanın. Şimdilik bensiz daha iyiymiş her şey gibi davransa da, bir çift lafım var: Rahmetli de solluyordu. Yaz geldi, havuz alışkanlığım başlasın, küsene kadar. Güzel şeyler daha hızlı hareket edermiş.

Lowman tarafından May 17 2009 tarihinde Şahsi Meseleler kategorisine gönderilmiştir. Yorum Yapın

Coldplay Yeni Albümü LeftRightLeftRightLeft

coldplay

Radiohead In Rainbows albümünü dağıtırken de buradaydık, şimdi de buradayız. Yani biz bunları gördük anam!

Coldplay 2009 sonuna kadar tüm konser kayıtlarını internet sitesinde ücretsiz olarak dağıtacak-mış. Bir strateji gibi görünse de, Türkiye’de zaten olmayacak/az  olacak satışa desteği olacağını sanmıyorum.

LeftRightLeftRightLeft

Lowman tarafından May 17 2009 tarihinde Müzik Kutusu kategorisine gönderilmiştir. Yorum Yapın

YAY! HAREKETİ

Hareket mareket beni ilgilendirmez deme; senin de evinde, iş yerinde, takıldığın cafede muhakkak internetin var ki burayı okuyabiliyorsun. Belki bir iki ay içerisinde ani bir mahkeme kararı ile burası da kapatılabilir o ayrı.

Bahsettiğimiz konu zaten bu, kapatılmalar. Her mahkemenin bir leşi var bu hususta. “Sanki bir liste varmışta, sırası gelen mahkeme listeden bir site daha kapatıyormuş” oyunu oynuyorlar. Senin, benim bir araya gelip bu oyunu durdurmamız mümkün; nasıl mümkün olmaz. YAY! HAREKETİ‘Nİ biliyor musun sen YAY! HAREKETİ‘Nİ? Arkasında toplum varsa, görmek isteyen gözler, okumak isteyen beyinler, internetinde de özgürlüğünü isteyen insanlar varsa olur! YAY!

Sansüre karşı “Yay! hareketi” -  NTV-MSNBC


SansüreSansür – 04 from adboy on Vimeo.

Şu tanıtım filmlerine gözatabilirsiniz:

http://www.vimeo.com/4500653
http://www.vimeo.com/4500414
http://www.vimeo.com/4500393
http://www.vimeo.com/4500303
http://www.vimeo.com/4500241

Lowman tarafından May 11 2009 tarihinde Genel kategorisine gönderilmiştir. Yorum Yapın
  • Kuşum