Yastıkla Savaş

asdadadasdxa.jpg

ve bu akşamdan da nefret ettim her akşam gibi. ah yağmur.. şu yağmurlu günlerde yapma bunu.. elimle tutabilsem ikinizide boğarım.. zaten ağırım birde yağmurun yükü. ki olmuşum iki katım daha ağır kendimden kafamı koyuyorum yastığa, hissediliyor. yağmur mu ıslattı, gözyaşım mı ayıramadım yine işte! ve annemin söylediklerinden çıkıyorum her seferinde. ıslak kafayla yatıyorum, yada ıslanıyor. yatınca da bitmiyor. yalnızlık ya hani derdimiz; al sana yalnızlık.. olmuşken yarısı yatağımın, yoksun. bir kol mesafesi boşluk.. ıslak yastık.. “ve senin dünyanı gördükten sonra bu dünya dar bana zaten.” final cümlemide harcadım senin için.. kala kala bu uyduruk yastık ve mesafeyi ölçmeye yarayan, bugün üstünde ağırlığın olmadığından uyuşamamış kolum kaldı.. bu yağmur keşke.. öpmek için mi, vurmak için mi o uzanma? yastıkla vur vuracaksan..

2 Comments

  1. Taylanov diyor ki:

    Çok akıcı yazıyorsun hocam, keyifli. Bayıldım.

  2. triancula diyor ki:

    rüyasının içinde kaybolduğumuz insanlar var ya,
    işte onlar en tehlikeli olanlarmış biliyor muydun?

Leave a Reply