Anayol

Kaptırmış iniyordum 3 merdiven 4 adım düzenlenmiş kaldırımdan. Arada bir kendimi gözümün kenarıyla önünden geçtiğim dükkanların camlarından kesip, afferim bana lan diyordum. Pastanenin önüne vardığımda geç kaldığımı düşünerek adımları hızlandırıp kapıdaki “hoşgeldin ağbi” diyen elemana en karizmatik kafa sallama hareketimle yavaşlamadan selam verdim. Bir yandan gözlerimle onu arıyor bir yandan da yürüyordum. Küçük göleti gören cama geldiğimde durdum ve tekrar bir göz gezdirdim içeridekilere. Henüz gelmemişti anlaşılan.
Türk kahvesi söylesem, yemeği yemişte gelmiş izlenimi bırakırdı. Çay söylesem masraftan kaçıyor beni beklerken diye düşünürdü. Kola söylesem yalaka dururdu. Sahlep söylemeye karar verdim.
out_of_the_frame__by_tanialuvinbenÇok bomba bir buluşma olacağından emindim. Konuşacaklarımı, soracaklarımı önceden prova ettiğim için hiç boş an kalmayacak, sıkıntılara yer olmayacaktı. Ve geldi.
Masaya davet edermişcesine ayağa kalktım ve üzerine kılıf geçirilmiş plastik sandalyeyi hafifçe çektim. Daha yakın olmak için sandalyelerin uzaklıkları önceden ayarlanmış ve rotadan çıkmadan yerine gelmişti.

“Ne var ne yok?” “Okul nasıl gidiyor?” faslını uzun tutmadan evde kurduğum “Sanat ile ilgilendiğini biliyorum..” sözde önsezimi öne sürecektim ki “iyice serpilmişsin haa” dedim. Neden böyle dediğimi, nereden çıktığını hala bilmiyorum. Yüzü kızardı ve doğal olarak başını önüne eğdi. “Yüzüme, gözüme baksana kız” diyiverdim ardısıra. İkimizde hayretler içinde kalmıştık bu sefer. Daha fazla saçmalamamak için sahlepe abandım. “Ağzım tutak tutak oluyor bunu içince” dedim. Diğerlerine göre normaldi ve biraz yumuşatmıştı ortamı ve içimi. “Tarçında aynı sen gibi kokuyor” cümlesi nefesimle beraber çıkıverdi.
Telefonuna yoğunlaştı eline alıp birşeyler yaptı. “Arkadaşlarımla sözleşmiştim mesaj atmışlar bak, görmemişim” dedi. Ekran tam okunmasın diye kımıldatarak bana göstermeye çalıştı. Bakacağım yeri biliyordum, direk saati okudum. 2 gün evvel gelen mesajı bahane ederek benden kaçmak, uzaklaşmak istiyordu. “Yemem ben bunu, kontör yollasana” dedim. Artık kendim de bu halime alışmıştım. Kalktı, çantasını topladı ve yürüdü. Bakmadı. Anayoldan koşar adımlarla çıktı.

Akşam kahvede, bizim çocuklardan biri “abi bi garson arkadaş manitayla görmüş seni göletin ordaki pastanede” dedi. “Evet, sıkıldım bayıldım geldim işte.” dedim. Bir daha görüşemedik, kahveden arkadaşlar görmüşler.

3 Comments

  1. Lowman diyor ki:

    Yorumu deniyorum, ses çıkarın.

  2. zoo diyor ki:

    çok güzel lowman.

  3. broken diyor ki:

    hep içimizden geldiği gibi davranıp hiç hayal kırıklığına uğramasak hayat daha eğlenceli olurdu galiba bu arada tema yine güzel olmuş..

Leave a Reply