Kilo Almak İçin
Polen yiyorum, bal yiyorum, süt ve süt ürünleri tüketiyorum (hatta böbreğe taş yaptıracak kadar), protein ağırlıklı besleniyorum. Çok da yiyorum, hızlı yiyorum, yavaş yiyorum, orta karar tam çiğneyerek yiyorum, pilavı ve makarnayı her yemekte eksik etmiyorum, etsiz yemekle zaten doymuyorum. Doğalın dışına çıkmıyorum; vermiyorum kimyasalı bünyeye. Ne bir kilo ileri, ne bir kilo geri gidiyorum. Olmuyor komşum, olmuyor. Kilo alamıyorum. Kilo almak için, nedir benim yapmam gereken?
Oy Marmara Marmara, Ağlatursun Adami
Istanbul büyüktü, ben salaktım. Her dalgalandığında oturur ağlardım.
Sabah kalkar niyet ettim ağlamaya, uydum Istanbul’a der başlardım.
Hele son zamanlar, iyice tadının içine hüzün kaçırdım.
Tuvalete bile yaşlı gözlerle gidiyor, uykularımdan ağlayarak olmasa da “ağlayım mı lan,ha. ağlayım mı?” diyerek uyanıyordum.
Orta sondaydım ve depresyondaydım. 6 kişilik kümeyle bu sene depresyona girmiştik.
Vahşi bir tay, ürkek bir rakun, “uçan memeli? -hostes” diyendik.
Kendi halvet-i ruhiyemdeydim, içki içmiyor ama kafayı fantayla ve ağrı kesiciyle bulabiliyordum.
En çok da gömleği dışarıda öğrenciydim. Herkes gibi müdür de bana takmıştı, valla.
Ah şimdi müdür olsam, nasıl döverdim kendimi nasıl.
Pazartesileri İstiklal Marşımızın yavaş okunduğunu herkes bilir;
işte ben o sırada İstanbul’u düşünüp, memleketlerimizi, analarımızı düşünüp, duyguya gelip bağırandım.
Astarım yüzümden pahalıydı, ağırdım.
Eminönü kalabalık diye gider bir banka fındık kadar götümü koyar, emekli hanımı gibi yaygara yapardım.
Olmayan sevgilim tarafından terk edilir, aldatılırdım.
Neler çekmişim, düşündükçe çılgına dönüyorum şimdi.
İstanbul ağlıyormuş, ben ağlıyormuşum.
O çok dalga geçilen, anne ve yeni doğan çocuğu gibi.
Doğal Keleksiyon
Ah tanrım, bu nasıl şey; ben de anlamadım? Kelekten mi evrildim ben yoksa?
Ne bu bahtsızlık, ne bu maral? Kırk yılda bir gülesim gelir, onda da gülesimi tutmak lazım gelir. Herkes bi’ ciddi olur ya da biri ölür.
“Opel Corsa mı, Toyota Corona’mı?” diyen arkadaşlarım olur.
Yere izmarit atarım dik durur.
Sahne bomboş kalmış yine; olsun.
Ama olmaz ki böyle, formatta tüm arşiv gitmiş: pornom benim isyanımdı be ya!
Kokulu Silgi
Arı mayalı silgi kokusu ile beni yatıştırabileceğini bilen arkadaşım geldi ve cebinden o muazzam güzellikteki, kenarlarından hafif kullanılmış silgiyi çıkardı ve burnuma dayadı. “En kötü günümüz böyle olsun be kanka” diyip birer parça götürdük.
Süpürge Tutmak
Emre Aydın’ın kaybolmasından sonra hayat çok hızlı değişti. E, tabi Çelik’te değişti. Ne ara 3 çocuğum oldu mesela? Gariptir, evlenip, takıları çalıp kaçan bir kadın tarafından da terk edilmişim ama ben mutfakta sütlaç yapıyordum. Ama her şeyin bir nedeni vardır, ben buna inanırım. Şu anda boş bir kağıt, yeni bir defter gibiyim. İnsanın gördükçe yazmaktan kendini alamayacağı gibi duruyorum.Yoda ve Mace Windu gelse üstüme stabiloyla kıvrık kıvrık yazmaktan kendilerini alamazlar. Beyaz peynir gibi ya, o kadar diyeyim ben sana.
Evet konumuz.. Bugün yılın ilk kar yağışını gözlemledim bölgemizin. Ama salonu çektirirken.. Gönül Jim Carrey misali yerlere yatıp kol bacak ayırmak, koşup koşup el ele kaymak istese de ben salona süpürge tutuyordum o esnada. Zaten bir şeyi çok istiyorsam, süpürge tutarken gözümün önünden akıp gitmesi benim rutinlerimden. Birgün vayrlıs ile intenrnete giren ve köşeleri çektirirken, islami usullerde eş bulan sitelere erişimi olan bir süpürge bulunur ve torbasızmış diye ebeveynlerim tarafından edinilirse, o gün benim günüm olacaktır.
Afedersin Ama

Balkondaki saksılarda fesleğen var evet. Sabah uyandığımda gözlerim ne açık ne kapalıyken kokunu özlediğimi kendime bile belli etmemek için yetiştiriyorum. Sahi, nasıl beceriyordun kendini bu kadar canlı tutmayı? İlk 2 denememde başarısız olup kuruttum onları. Ve arkalarından tatile gitti gelecek diye kendimi inandırmak zorunda kaldım kokusuz günlerimde. Şimdi senden özür dilememin küfürden önce afedersin ama demeye benzeyeceğini biliyorum ama ben kaba bir insanım galiba. Küfürü ve malesef ki kırmayı seviyorum. Ders alabilmem için kokusuz kalmam ya da beni hayretle dinleyen gözlerin bir anlık sağa sola kayması gerekiyormuş. Ve şimdi, balkonlardan gelen soğuk hava dalgaları yüzünden akıyor gözlerim ve burnum afedersin ama senin aptal tavırların yüzünden değil.
Günlüğün Kadar Varsın
- Bir psikolog ya da nörolog bu yazım ve yorumları ile ilgilenmeli.
- Yeni başlayan Flashforward dizisinin Türkiye fan sitesi açılmış. Bu dizi tutacak, demedi demeyin diye buraya yazıyorum.
- Bütün birliklerin dikkatine anonsundan sonra 3 araba 7-8 adam gelmesi Amerikan halkını korkutuyor olmalı. Sizin karakolunuzu bizim Adana’da bıçaklanan tarafın kızları döver lan.
- İngilizce kelimelerde büyük “i” kullanılmaz.
- Doğanay limonata bir numara, ona göre.
- Eski haliyle: Tarlabaşı
- Alkol hem iyiye hem de kötüye kullanılabilir; iyi düşün bak, heheh.
- One Week ve 9 izleyin.
Bölmeye Yatmak
Efsanevi mahalle takımı çıkarmak gibi bir şey yapmaya çalıştığım. Koca herif bakkalı ve emekli beden eğitimi öğretmeninin amerikan traşlı oğlunu hiçe saymaksızın hem de. Rüyalarımda bile kendi odamdan çıkamadığımla girerim diyorum konuya ama daha tam kuramadım. Tıkandığım yerde pardon yalnız söyledim diyeceğim. Genizden konuşursam sanki daha çok etkileyecek gibiyim ama en iyisi normal konuşmama yedim bitirdim koçum ben havası katmakta karar kıldım. Aslında ben bile bu fikrimi düşündükçe çılgına dönüyorum. Bir anlık heves gibi geldi şimdi mesela. Bunları odamın ortasında belden aşağım yatağın üstünde gerisi yere doğru bölmeye yatmış vaziyette yazıyorum ve B planım yok. Boşver ya, ne de olsa dev bir ahtapot gelip dünyayı işgal edecek.
Yaşlanmak
“Kendinizi hissettiğiniz yaştasınızdır” palavrasının doğma sebebidir. Ben daha 45 yaşında olupta 20′lik gibi işleyen insan metabolizması görmedim. Hücreleriniz Amerikan gerilim filmlerindeki gibi ölüme doğru giderken size yapışır ve düşmemek için sizi de çekiştirirler. Ne onlar ne de siz başarılı olabilirsiniz bu yarışta. Zaman her zaman kazanır; çünkü dünyanın kasasıdır.
Fısıltılar
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Published Notunuz Var! Ama Ekmek Üstü.
|
|
|
Published Notunuz Var! Ama Ekmek Üstü.
|
|
|
Shared Tüm olay bu değil mi?
|
|
|
Published e-motions.
|
|
|
Published Swim / Fly.
|
|
|
|
|
|
Shared heaven/hell.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Shared leaves and colors.
|
|
|
|
|
|
Çekirdek çitler gibi 10 tane karanfil yedim, dilim uyuştu. Ama tavsiye ederim. Yani bir iki tane. [lowman]
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Shared jürgen.
|
|
|
|
|
|
Heroes 4×04 düşmüş. [lowman]
|
|
|
Published Heroes 4×04 düşmüş..
|
|
|
|
|
|
Heroes yeni bölüm "cart" diye bitti. Bakalım beşinci bölümde kahramanımızı neler bekliyor. [lowman]
|
|
|
Fısıltılar
|
|
|
|
|
|
|
|
Shared Kızımı sizlerle tanıştırmış mıydım?
|
|
|
|
|
|
Sigarayı sabah alıyorum gecesine bitiyor. Akşam alıyorum yine bitiyor. Son içilme saati olduğuna kendimi inandırmışım. [lowman]
|
|
|
|
|
|
Sons of Anarchy izlesem mi, izlemesem mi? Eskiden sosyal medya dizi seçimlerinde yardımcı olurdu, kahve lokumla sunulurdu. [lowman]
|
|
|
|
|
|






