Posted on 11 Mar 2010, 12:42, by Lowman.
Ah tanrım, bu nasıl şey; ben de anlamadım? Kelekten mi evrildim ben yoksa?
Ne bu bahtsızlık, ne bu maral? Kırk yılda bir gülesim gelir, onda da gülesimi tutmak lazım gelir. Herkes bi’ ciddi olur ya da biri ölür.
“Opel Corsa mı, Toyota Corona’mı?” diyen arkadaşlarım olur.
Yere izmarit atarım dik durur.
Sahne bomboş kalmış yine; olsun.
Ama olmaz ki böyle, [...]
Posted on 28 Ara 2009, 23:57, by Lowman.
Arı mayalı silgi kokusu ile beni yatıştırabileceğini bilen arkadaşım geldi ve cebinden o muazzam güzellikteki, kenarlarından hafif kullanılmış silgiyi çıkardı ve burnuma dayadı. “En kötü günümüz böyle olsun be kanka” diyip birer parça götürdük.
Posted on 20 Ara 2009, 12:29, by Lowman.
Emre Aydın’ın kaybolmasından sonra hayat çok hızlı değişti. E, tabi Çelik’te değişti. Ne ara 3 çocuğum oldu mesela? Gariptir, evlenip, takıları çalıp kaçan bir kadın tarafından da terk edilmişim ama ben mutfakta sütlaç yapıyordum. Ama her şeyin bir nedeni vardır, ben buna inanırım. Şu anda boş bir kağıt, yeni bir defter gibiyim. İnsanın gördükçe yazmaktan [...]
Posted on 31 Eki 2009, 23:18, by Lowman.
Balkondaki saksılarda fesleğen var evet. Sabah uyandığımda gözlerim ne açık ne kapalıyken kokunu özlediğimi kendime bile belli etmemek için yetiştiriyorum. Sahi, nasıl beceriyordun kendini bu kadar canlı tutmayı? İlk 2 denememde başarısız olup kuruttum onları. Ve arkalarından tatile gitti gelecek diye kendimi inandırmak zorunda kaldım kokusuz günlerimde. Şimdi senden özür dilememin küfürden önce afedersin ama [...]
Posted on 12 Eki 2009, 16:32, by Lowman.
Bir psikolog ya da nörolog bu yazım ve yorumları ile ilgilenmeli.
Yeni başlayan Flashforward dizisinin Türkiye fan sitesi açılmış. Bu dizi tutacak, demedi demeyin diye buraya yazıyorum.
Bütün birliklerin dikkatine anonsundan sonra 3 araba 7-8 adam gelmesi Amerikan halkını korkutuyor olmalı. Sizin karakolunuzu bizim Adana’da bıçaklanan tarafın kızları döver lan.
İngilizce kelimelerde büyük “i” kullanılmaz.
Doğanay limonata bir numara, [...]