iPhone 1Bit Kamera Uygulaması

7 Mayıs 2012

Bu uygulamanın amacı, iPhone kameranızı kullanarak 1 bitlik netlikle fotoğraflar çekebiliyoruz. Uygulama iPad uyumlu ve Twitter, Facebook, Tumblr’da sosyal paylaşım yapmayı mümkün kılıyor.

Nostalji maksatlı satın alınabilir.

$0.99 web sitesi

iTunes store

Ünlülerin Fotoğraf Kulübü

9 Nisan 2012

Celebrity Camera Club, ünlülerin fotoğraf makinaları ile birlikte fotoğraflarının bulunduğu bir arşiv niteliğinde.

Eldiven ve Nikon’uyla Madonna

Hasselblad’ı ile David Bowie

Bob Dylan

Johnny Depp, Polaroid

80′lerin korku filmi kahramanları şimdi ne yapıyorlar?

31 Mart 2012

[via]

 

Andrea Ghisi’nin Labirenti ve Haritası

11 Şubat 2012

Buna bir kitapta geçen, 3 sayfalık tahmin oyunu diyebiliriz. 1607 yılında “Il laberinto del Signor Andrea Ghisi nel qual si contiene una tessitura di due mila ducento sessanta Figure, che aprendolo tre volte, con facilità si può saper qual figura si sia immaginata.” ismi ile yayınlanan kitaba göre, tahmin edilmesi zor bir oyun hatta.

Oyunun web’e uyarlanmış şekli mevcut: burada.

Kısaca anlatayım, bir figür seçip, bulunduğu tabloyu aklınızda tutarak (web için numarasına tıklayarak) diğer sayfaya geçiyorsunuz. Diğer sayfada şekiller yer değiştirmiş ve beklenti aynı: seçtiğiniz figür hangi tabloda? Yine aklınızda tutarak diğer sayfaya geçiyor ve yine aynı işlemi yapıyorsunuz. Son sayfada seçtiğiniz figürle karşınıza çıkıyor. Nasıl ama? Açıklaması da burada.

Buna benzer iskambil oyunu da hatırlıyorum, aynı mantık ile çözülüyordu.

Minyatür Fotoğraf Makinaları

7 Ocak 2012

Bizde olsa “boş işler” denir geçilir; 1903 yılında, Dr. Julius Neubronner tarafından, zaman ayarlı, minyatür fotoğraf makinaları geliştirilmiş ve patent edilmiş.

Tüm Beatles şarkıları birleşirse

2 Aralık 2011

waxy‘de gördüm, başı iyi de, sona doğru şaşırıyor.
All Together Now – Everything the Beatles ever did. by ramjac

Su altında box maçı – 1939

13 Eylül 2011

Neymiş efendim, teknoloji ilerledikçe akıl kullanımı azalıyor, zihin pratiğini yitiriyormuş.

35 yılın belgeseli

15 Mayıs 2011

Sam Klemke, 35 yıldır, her yıl kendini kamera ile kaydetmiş ve bunları birleştirip kısa bir belgesel hazırlamış. İzlediğimde aralarda yaptığı yorumlar ve bulunduğu yerler ile dolu dolu yaşadığını görebildim. Bu konuya olan merakımı şuraya yazmıştım. Çocuklarının boy tablosunu tutan, her yıl düzenli olarak vesikalık çekilen insanlara bile özenirken Sam’in bu azmi, beni havaya soktu.

25 yıl sonra Çernobil

8 Mayıs 2011

Bölge tamamen harap, hatta bazı kasabalara hayalet kasaba demek de mümkünmüş.  Orada bulunduğum zaman, ne kadar gitmek istesem de gidememiştim. Şimdi resimlerini gördüğümde, üzüleceğimi bildiğimden, gitmediğimin daha iyi olduğunu düşünüyorum.

Fotoğrafçı Diana Markosian, Lida Masanovitz ve kocasının Çernobil Redkovka’da, kaybettikleri ve devamlarını konu alan bir fotoğraf dizisi hazırlamış.

Burada da, bölgenin 25 yıl önceki ve şimdiki hali karşılaştırılmış. Dikkatimi ağaçlar çekse de, o dönemden sonra, yakın bir zamanda Odessa’da bulunan bir tanıdığımın anlattığına göre kilonun üzerinde ağırlıkta domatesler, insan kafasından büyük ayvalar, yumruk kadar erikler yetişmiş. Ve linkler 1, 2, 3

Yalnız Balina

6 Nisan 2011

Sadece insanlara özgü bir şey değil sosyalleşme, biliyoruz; bir çok canlı da insanlar gibi sosyalleşmeyi, kendi toplumuna karışıp eş bulmayı, avlanmayı, vakit geçirmeyi, çalışmayı kendine ihtiyaç olarak görüyor.

Her ne kadar özellikle yunuslar ve ardından balinalar sosyal yaşamları ile ön plana çıkan canlılar olarak bilinse de, içlerinden biri var ki (belki daha fazlası), o bir özelliğinden dolayı sürülere katılamıyor.

Balinaların şarkılarla birbirlerine seslendikleri varsayılıyor ve “Yalnız Balina” olarak adlandırılan balina, türünün duyabildiği 12-25 hertz sesin üstünde, 52 hertz ile şarkılar söylüyor (İlk şarkısı 2000′de kaydedilmiş). Bu yüzdendir ki, diğerleri onu duyamıyor, dolayısıyla anlayıp yaklaşamıyor.

Yalnız Balina’nın ne bir eşi, ne katılabileceği bir sürüsü, ne de beraber vakit geçirebileceği bir arkadaşı var.

Nedeni genetik değişimle ve mutasyonla açıklansa da, bunlar gerçeği değiştirmiyor.

Gümüş Kuş

27 Mart 2011

Bilen bilir, Nazi bilim adamlarının hayal gücünü zorlayan fikirleri bazen mantığa aykırı gelirken, bazen de insana “aslında olabilir” dedirtiyor. Daha önce de, site taşınması sırasında kaybolan bir yazımda, yine aynı kafanın hayalinin ürünü olan, güneş ışınlarını atmosferin üzerindeki bir mercek ile dünya üzerinde bir noktaya odaklanması ile bölgeyi yakma fikrinden bahsetmiştim.

Bu seferki konu, o dönemde “Gümüş Kuş” adını veridikleri, yörünge üzerinden saldırı yapabilecek bir roketti. Adının konmasında, gövde saçının gümüş alaşımından yapılmış olması etkili oldu:

Savaşta yeniliyor olmaları mı onları bu kadar yaratıcılığa itti bilinmez ama, bu dönem içinde uzun menzilli V-1 ve V-2 roketleri ve Messerschmitt diye de bilinen ilk jet motorlu savaş uçağı bulundu.

Atom bombasını bulan ve geliştiren Amerika’yı kendine tehdit olan Almanların, kendilerini savunacak V1 ve V2′den daha uzun menzilli, daha etkili ve hızlı bir silaha ihtiyaçlarının olduğu sırada bu proje geliştirilmeye ve irdelenmeye başlandı. Bir desteye yakın V2 ile güçlendirilen motor ile yörüngeye çıkacak, daha sonra da tıpkı günümüz uzay mekikleri gibi eklerden ayrılıp atmosfer üzerinde tamamladığı yolculuğunu hedefe doğru bir inişle tamamlayacaktı.

Fakat proje Alman hükümetinin Amerika’dan ziyade, daha yakında olan Sovyet Birliğinin baskılarına dayanamadığından sonlandırılmış.

Kaynak: Wikipedia

Panyee FC’nin gerçek hikayesi

20 Mart 2011

Futbolla aram hiç yok. Fakat Panyee FC’yi nereden duyduysam, kulak aşinalığım varmış. Birazdan izleyeceğiniz filmde, Tayland’ın balıkçılıkla geçinen Koh Panyee adasında kurulan ve başarılara imza atmış Panyee FC takımının gerçek hikayesi işleniyor. Ne diyeyim, Türkiye’nin durumunda umudunu yitirenlere belki örnek olacaktır.

Yardım eli

6 Mart 2011

2006 yılında, Çin-Fushun’da iki akvaryum yunusu hastalanmış, nedeni yuttukları pet şişeler olarak belirlenmiş. Bilinen yöntemlerle alınamayan ve yunusların sindirim sistemini tıkamaya devam eden şişeleri alması için dünyanın en uzun adamlarından Bao Xishun (2.47m)’u akıl ediyorlar. Bao olaya uzun kolu ile müdahale edip şişeyi çıkarıyor. Boy var ama ne işe yarıyor diyenlere.

Simpson’lar ete kemiğe bürününce

27 Şubat 2011

Videoları doldurdu yine demeyin, pek sevdiğim The Simpsons ‘ın şu halini görünce birden heyecan yaptım. Özellikle Marge ve Homer ‘ı bu kadar iyi seçmeleri beni şaşırtan. Hadi, sıra sizde.

Come Home To The Simpsons from devilfish on Vimeo.

Kaybolan Diller

22 Şubat 2011

Dün Unesco Küresel Anadilleri günüydü. Bu program kapsamında dillerin önemi, desteklenmesi ve geliştirilmesi adına çalışmalar yapılıyor ve ne yazık ki kaybolan/kaybolmaya yüz tutmuş dillerden bahsediliyor. National Geographic tarafından hazırlanan harita da, kaybolmakta olan dillerin bölgelerini ve durumun ciddiyetini görebiliyoruz.

Bir dilin kaybolması, bana göre soykırıma eş değerdir. Peşinde gömülen kültürü, hikayeleri, şarkıları, efsaneleri ve sözlü tarihi görmemek mümkün değil.

Bu konuda hazırlanan çalışmalarda en önemli etken olarak dilin sadece sözlü olarak aktarılması, yazılı kaynakların bölgenin hakim dilinde olması görülüyor.

Duck Hunt ile Nirvana

19 Şubat 2011

Hiçbir şey bilmediğimi anladığım zamanlar, Duck hunt denen lanet oyunu oynarken kullandığımız tabancanın tv ekranındaki hedefe ateş edilmesini algılamasına denk gelir.

Birde Contra’da eşli oynarken insanlarla zor geçinildiğini anlamıştım, o ayrı bir yazı konusu.

Coca Cola Formulü

19 Şubat 2011

1 haftadır o çok gizli-saklı Coca Cola formulünün bulunduğunu ve dağıtıldığını okuduk gazetelerden. 1979 yılında, Tanrı, Ülke ve Coca Cola’nın yazarı Mark Pendergrast’ın yaptığı araştırmalarda bu formülü bulduğunu görüyoruz:

PDF olarak indir

Genel olarak göz attım; bakkala inip satın almak daha zahmetsiz ve ucuza mal olur. Fakat bir sefer olsun denemek isteyebilir insan. [via]

35 in 1

17 Şubat 2011

35 ünlü gitarist, Maxim Dalton tarafından yapılan bu illüstrasyonda buluşmuş. Benim epey tanıdığım çıktı; resmin büyük hali kendi blogunda.