Beyin Kası

Aralarında konuşurlerken duydum; bu zavallı çocuğun beyin kasları çalışmıyormuş. Hemen kulaklarımı oynatabildiğim hareketle kendi beyin kaslarımı oynatmayı denedim başarılı olamadım. Kaşlarımı kımıldattığım hareket biraz etki eder gibi oldu fakat aranılan çalışmanın bu olmadığından emindim.
Lafınızı balla kesiyorum diyerek iki koltuğun arasından kafamı uzattım: Muhterem, sizin bu beyin kası dediğiniz nasıl olur ki? Baklava baklava mı yoksa girintili çıkıntılı mı? Sorum karşısında çok şaşırmış olmalılar ki saçma sapan hareketler yapmaya başladılar. Biri elini kolunu sallarken diğeri hoahoahoa diye gülüyordu. Ulan dedim, kendi kendime bu kası geliştirir şampiyonası varsa katılırım. Zaten yapacak bir işim yok, dur sen yarından tez yok bir body salonuna yazılıp, o tarafın egzersizlerini yapmaya başlarım. Sağolun üstadlar ben anladım anlayacağımı diye yeniden laflarını böldüm. Yanlız o adamlarında kaslar zayıftı eminim.

Lowman tarafından Oca 12 2009 tarihinde Yersiz kategorisine gönderilmiştir. 1 Yorum

Güz Yazı

 yaz, çiz.. çok uzun uzun yaz, çiz. o kadar çok uzun yaz çizki emsalini devlet dairelerinde ve tostçularda görebileceğin sarı gövdeli, mavi kafalıklı, bitmeden tırtlayan tükenmez kalemin tükendiğine tanık ol. kendini öyle bir bok sanki gören seni olimpiyat ateşini kav kibritlerini (vasati 40 çöp) patlatarak yaktın sansın. o kalemler ne kadar gıcıktır; elini her halukarda mürekkepe bular. sürekli içinden “müsait bir yerde inecek var” geçsin birde. dahada yazdırsın çizdirsin bu sana. müzik dinleme sakın aman dinleme ölüverirsin. sonuca baktıkça sırıt. ibne ibne sırıt. bulmacadaki acun ılıcalı resmini sakal bıyıkla barış manço’ya çevirmişsinde haberin yok.. görende bi bok yaptın sanacak..

Lowman tarafından Nis 5 2008 tarihinde Genel kategorisine gönderilmiştir. Yorum Yapın

Deli Deliyi Gördü

deliii.jpg

ve karşımda duruyordu. elinde bir değnek tık tık yere vurarak birini bekliyordu sanki. arada bir toprağa yuvarlaklar çizip “hımm, olmadı bu” diyordu. “deli midir nedir?” dedim içimden. üç buçuk atıyordum elimdekini görecek diye. ki eğer görürse “yüksek mevkiilerde tanıdıklarım var” diyip korkutacaktım. planımda hazırdı. ne saklıyordum ki. saldırıya geçmeliydim. eskrim sporunu icra edebilirdik beraberce. ama o bunu anlayacakmıydı. ya gözüme yada başka bir yerime sokuverirse elindekini. pekte kalın. göt donduran bu soğuk havada, mısır tarlasının yakınlarında bir kovalamaca yaşamak istemiyordum korku filmlerindeki gibi. gerçi onunda çizdiği halkalar yusuf-yusuf halkaları gibiydi gördüğümce. bu galibi ve malubu olmayan bir oyun olabilir centilmence. ama bu delinin bunu anlayacağını hiç sanmıyorum ve değneğimi saklıyorum. iyi günler yusuf.

Lowman tarafından Mar 18 2008 tarihinde Yersiz kategorisine gönderilmiştir. Yorum Yapın
  • Kuşum