Darbe: Bloknot
he-man gibi metroseksüel bir kahraman daha görmedim ben. bakımlı-sarı küt saçlar, alınmış kaşlar ve bembeyaz dişler. kaslı yapısıda olmasa haydi lili lili lili lili yaar dizelerini yorumlayabilirdi. neyse he-man yapılı bir abla sevgilisi olduğunu sandığımız abiye yanaşıp milletin orasına burasına bakma artık bıktım dedi. bizde abla haklı aslında dedik. ve sanki bu onayı duymuş gibi indirdi elindeki defteri eniştenin kafasına (buradaki benimsemeye dikkat). defter dediysem cep fihristi değil 240 yaprak bloknot. eyvaah dedim ama dememle eniştenin et yiyen çiçeğe marionun götünü kaptırdığı anki ifadeyi vermesi bir oldu. hoop kaydı gitti koltuktan. iki üç dakika sonra kendine geldi bizimki. bir arka sıramızda bulunan yedek jüriden birinin yorumu olaya son noktayı koydu: iyi teli kaçmadı kııız gözüne allahıma..
Dolmuşçu Bey Oğlum

bindim, bilmem nereden geçer mi abi? diye sorup hemencecik arkasına oturdum. çaktırmadan dolmuşa ortakçı havası alıp, para yönetimini üstlendim. arada hafif eğilip bilmem nerede indir abi beni dedim yolcular ve indibindiciler görmeden, duymadan. birkaç kişi ile lafladım yol boyu. gideceğim yeri bilmediğimden ortağıma güvenmek zorundaydım. boş bir tarlaya geldiğinde anaa yigenim sen daha burda mısın, indirmedikmiydi la seni? dedi, su koyuverdi bizim ortak. utana sıkıla unuttun abi beni galiba, geçtik mi ? dedim. ki önceden hatırlatmak istemiştim fakat adama aptal muamelesi etmekten korktum. cartayı çekmiş yaşlı teyzelerdeki dolmuşçu bey oğlum beni surada indirecektin ha unutma emi deme cesareti yoktu ki..dur ben seni geri göndereyim dedi ve yolun ortasında hatalı bir duruş yaptı. indiğimde nedense tüm dolmuş bana bakıyordu. ve karşıdan gelen diğer dolmuşçuya el etti.. al şu adamı bilmem nerede indiriver dedi. bindim. yeni ortağım biraz hızlı kullanıyordu bugün; sinirliydi galiba.
[audio:dintsun.mp3]
Yapma Abi

dolmuşta arka sırada 3 kişi oturuyordu. 1-1-0-1 şeklinde doldurmuşlardı arka koltuğu. en son 1′deki adamı çok gözüm tutmamasına rağmen dolmuşçunun “kardeşiğğm git otur dikilmeğğh, müşteriğğh kaçıracaaaz” demesinden tırstığım için 0′ı doldurdum. emanet oturduğum belliydi, ilk yaşlıya yerimi seve seve verirdim. hatta bırak yaşlıyı benden bir iki yaş büyük ama kafasında saçı az birine bire tesleyebilirdim burayı, o kadar bi itici gelmişti adam. yanına oturunca incelemeye başladım, dahada itti beni diğer taraftaki amcaya. kulağını kurcalıyordu serçe parmağıyla. höh deve şimdi nereye sürcen bakalım dediğimle pantolonumun kenarına değdire değdire bizim serçe diye bildiğimiz, onun karga parmağını koltukta gezdirdi. tam noluyo yaa bakışımı beynimde hazırlamış, gereken emri o tarafa salmışken başka bir bakış benim tırt bakışımı kesti.. evet bu oydu: “hamına gohorum galbinide gırarım” bakışı.

