Japon İşi

1252198224665670

Kaç tane geçti bilmiyorum. Titremekten dörtte bıraktım saymayı. Zaten her çınlamadan sonra bir arttırıyordum ve ikinci çınlamadan sonra kendimi kaybettiğimi hatırlıyorum. Yaklaşık 8 ay az duymuş ve görmüştüm. Arabaya binemiyor, kapalı alanlarda bir paketten fazla sigara içemiyordum. O zamanlarda gözlük takmaya başladığım ve sonrasında bu olaylar dizisinin meydana gelmesini ona bağladığım için olayın ertesi günü gözlüklerimden degaj ile kurtuldum.

Hemen her gece birbirinden saçma rüyalar görüyordum. Nostradamus’gile habersiz akşam çayına gidiyorduk ve ben her daim keki ve çayı hazır olan Nostradamus’un annesini anneme örnek gösteriyordum.”Oğlu söylüyordur ona biz gitmeden evvel” “hem bizim evde kek yapsam 10 dakika durmaz, boğazınız maşallah..” diyordu. Kral adamdı velhasıl Fatih Terim daha kraldı o dönemler.

(daha fazla…)

Lowman tarafından Eyl 24 2009 tarihinde Şahsi Meseleler kategorisine gönderilmiştir. Yorum Yapın

Pilav Günü Gibi Birşey

Rüya ya bu, çok hızlı koşuyormuşum. Normalde 3 büyük adımdan sonra tıkanır, küfür etmediğim nesne bırakmam. Koşuyor, koşuyorum. Forest Gump bok yemiş yanımda. Çamurlu yerler çıkıyor karşıma zırt bırt. Üzerinden sırrını bulduğum “Uzun süre havada kalma” yöntemi ile kuğu gibi süzülüyorum. Gerçekten ne kadarda basitmiş uçmak, havada kalmak. Ginger mantığı, göğüsü ne kadar ileri doğru iterseniz o kadar ivme kazanıp havada kalma sürenizi uzatıyorsunuz. Gerçi benim için fark etmiyor, çünkü yerdede başarılıyım, durmadan koşabiliyorum. Havada olmak dahada güven veriyor, göğüsümle acaip hareketler yapa yapa ilerliyorum..

Oğlum bak sen beni bilmezsin çok fena çarpayım diyor adam kendinden daha ufak görünen adama. Adam önünde gezdirdiği kendi gibi ufak köpeğiyle birlikte kuyruğu kıstırmış, havadan tokat inmesini bekleyen yaramaz çocuk gibi bekliyor. İri yarı adam sesini yükselterek sessizliği yine bozuyor G.tünde mi dolancam ben senin bütün gün.Koca adam oldun itle köpekle geziyorsun ben seni senetleri geri getirmen için gönderdiğimde. Ufak adam karşılık verecek gibi oluyor, bi kısım tükürüğü ağızında gezdirirmiş gibi bir hareket yapıyor ama susmaya devam ediyor. Çevredekilere aldırmadan arabasına binerken bir laf daha ediyor iri yarı adam ama onu tam duyamıyorum..

Arkadaşım Cüneyt bugün o çirkin köpeğiyle geliyor her zamanki toplantımıza. Bugünlerde toplanmak çocukluktan kalma, yıllardır devam ettirdiğimiz bir alışkanlıktır. Eskilerde daha kalabalıktık fakat sonraları büyüdükçe bahaneler çoğaldı, evlenenler oldu, ishal olanlar, poposunda kılı dönenler oldu, bir Cüneyt’le ikimiz kaldık. Birçok ortak yönümüz olmasına bağlıyorum ben bunu ama Cüneyt hukuk adamı olduğundan biraz şüpheci bu durumdan; bizim evli olmadığımızdan ailelerinin izin vermediğini, bizim onları yoldan çıkaracağımızı düşünmelerine bağlıyor.

Hukuk fakültesini bitirdiğinde kendini taze sıçılmış bir b.k gibi hissettiğini, kurumadan bir oluşumda bulunması gerektiğini bana söylediğinde, şirketimizin çalıştığı hukuk bürosunda onu staja benzer bir işe sokmuştum. Fakat bugün gördümki bizimki hakkaten b.ktan bir herif. Yıllardır zaten içimden içimden gıcık olmuş, komşunun oğlu diye birşey diyememiştim. Kel kafasına soktuum derdim, hatırlıyorum. Biz peynir ekmek yerken özenir gider o da yaptırırdı. Ulan peynir ekmeğin neresine özenilir çakma bizim mahalleli. Diğer arkadaşların hatırına geliyordum, onlarda gelmiyor. B.k gelirim bir dahaki haftaya ben buraya. Zaten iki bira içip, ehi ehi gülmeye başlıyor. İyice gıcık oldum oturduğum yerde. Baksana şuna karşımda hala sırıtıyor. İbne mi lan yoksa bu? Bi köpek birde küçümen ev. Ah ulan nasılda akıl edemedim ben? Tabi yaaa! Bizim Cüneyt ibne lan.

-Oğlum Cüneyt çok ibnesin biliyon mu?

-Ehi Ehi!

-Ne gülüyon?
-Hiç işte başkan ya. Ehi Ehi..

-Başkan maşkan deme  bana. Kimsiniz sizde beni başkan seçtiniz?

-Ehi ehi!

-Haftaya ben gelemiycem onu diyecektim

-Ehi? Niye?

-Dedemgil gelecekler köyden. Onları ağırlayacağım.

-Anaa.Nuri amcalar mı? Çok severdim ben küçükken onun elini öpmeyi

-Öpme lan benim dedemin elini bi daha..

Çok kıllandım lan!

Lowman tarafından Eki 18 2008 tarihinde Yersiz kategorisine gönderilmiştir. Yorum Yapın

tel toka

kızlar arasında;

bu konu ile ilgili onlarca kitap yazılmıştır ama hiçbiri gerçekleri dile getirememiştir.

-abovv oluuuum ben dün kimi gördüüüüm.

-kimi lan

-senin ex’in memet vardı yaa

-hangi memet

-uzun bacaklı olan dudakları biçimsiz olan vardı ya olum yaaa

-anaa nerde gördün

-kanka mall de

-hassiktirr dün bende ordaydım iyiki denk gelmemiş

-bıyığın gelmiş lan bu arada

kim kimin oğludur,lan kimdir,hassiktirr nedir?

yada benim tanıdığım kızlar ben yokken veya biri yokken neden böyle değiller?

bu konu kızlara yeni bir saplama değildir,aksine meraktandır eşitliğe inandığını söyleyen ve her boka kızız ya ondan diyen zihniyet neden ortalıktada rahat değildir?

zoxide tarafından Nis 16 2007 tarihinde Yersiz kategorisine gönderilmiştir. 1 Yorum

dıkşınya

dıkşinya diye başlayan bir efekt vardı biz çocukken.
şimdiki çocuklar hala aynı sesi çıkarabiliyor mu acaba?

yoksa “ahha trojanladım seni” yada “4ün1i beee” diye mi oynuyorlar bu eli tabanca yapıp oynanan oyunları..

nasılda ciddiye alırdık o zaman oynadığımız oyunları..

evcilik mesela.
mahallede hep bir anne hep bir baba olurdu.
diğerlerinden yaşça biraz daha büyük erkek çocuk baba olurdu.
ve o yaşta gözüne kestirdiği kız çocuğunu eşi kabul eder oyuna başlardı..

aileye olan bu merak nedendir?
bıkılıyor sonraları..
sonraları bu evcilikte baba olan çocuk biraz büyüyor ve babasına günü gelince ” ya bi siktir git baba ya” diyor..

nerede o güzel kız?
nerede o diğerlerinden daha büyük olduğu için baba olan?

çocukluk oyunlarından misket ve gazoz kapağı vardı..
benim zamanımda..
evet bazısına göre antik çağların son zamanlarıdır..

şimdi misket yerini counter strike a, gazoz kapağı knight online a bıraktı..
bizde etkilendik..
evcilik oynadığımız, yıllarımızı geçirdiğimiz “ilk eşimizi” unuttuk..

kaçımız hatırlıyor?
seni seviyorum diyemiyorduk, aklımız ermiyordu ona ama buruktu ona karşı kalbimiz..
hic o zamanlardaki kadar hizli carpmiyor kalbim..

ifade edebilecek kadar konuşma-kelime bilmiyorduk belkide..
etme zamanında ise geç olduğunu fark etmek burkulan içimizin kırıldığını hissettirdi..

hayat beni savurdu yerden yere
sen esme
ad koyunca büyüsü bozulur diye
isimsiz izinsiz içinden sev beni
gibiler ülkesinde
gibi gibi sevme beni..

Lowman tarafından Kas 16 2006 tarihinde Şahsi Meseleler kategorisine gönderilmiştir. 2 Yorum
  • Kuşum