Bombalar Düşüyor

bomba

Çok süper birşey düşündüğümde hevesimin kırılması an meselesi. Eğer o andan önce kendimi çok süper bir adam hissetmiyorsam, düşündüğüm çok süper şeyin daha süperini dünyadaki bilmem kaç milyar insanın süper olanlarından birinin düşünebileceğine kendimi inandırıyorum ve süper şeyler havada asılı duruyor. Evet odamda süper şeyler asılı benim; gece parlıyorlar. Sabahları patlıyor bombalar teker teker. Ne geliyorsa sabahları geliyor ama bir tabak menemene, bir bardak demleme çaya yenilip gidiyor; menemen yiyen, limitsiz kahvaltı salonundaymış gibi abanarak çay içen süper şeyler üreten süper adam mı olurmuş?

İşin şakası bu; ürettiğim fikirlerin değersiz kalması bir yandan acıtıyor, bir yandan da düşündürüyor. Emsalsiz işler yapabilme potansiyelini her bir insanda tek tek görebilirken, paketlenmiş, fikir küpü insanları da ortalıkta görebiliyoruz. İşte mühim olan aralarından sıyrılıp, yaptığımızın kıymetini bilerek, kendimize ve fikirimize güvenerek ayakta durmak. Ben bunu beceremiyorum ama yapabileceğime inanıyorum.

Lowman tarafından Haz 5 2009 tarihinde Şahsi Meseleler kategorisine gönderilmiştir. Yorum Yapın

Farzet ki

Gitardan kitarra diye bahseden, hayvanları çok seven fakat lama ve zebrayı karıştıracak kadar anten bir öğretmenim vardı lisedeyken. Bahsedilen kitarrayı çalan bendim ve o esnada ön sıradaki kızlara tükürüklü zebraları anlatan bir öğretmenim vardı. Lisedeydim ve yonja yoktu, Ray-ban vardı ama ben bilmiyordum. Gitar çalıyordum dın dın dı dın dın ve Ray-ban yayılıyor, yonja için gereken altyapı hazırlanırken öğretmenim kızlara zebralardan bahsediyordu. Arkada bir kaç kişi deprem söylentilerini sınıfa getirmişlerdi idareden gizli. Kulağım oraya takıldığında keşke bir tükürüklü zebra ile koşup birini kurtarabilseydim diye geçirdim aklımdan. Çaresizdim, kitarra çalıyordum ve yanımdaki kız kalemi hep yapmak istediğim gibi elinde çeviriyordu.

Lowman tarafından Nis 14 2009 tarihinde Şahsi Meseleler kategorisine gönderilmiştir. 1 Yorum

Sende Artık


İnsan dediğinin kanadı olur mu hiç canım? Teni bu kadar pürüzsüz, yüzü bu kadar temiz ve berrak olabilir mi? Saçlarının siyahlığının bir ton koyusunun olmaması, gözlerinin kusursuz yerleşimi. Tanrının yarattığını bilmesem hangi dondurma markasının ürünü diyeceğim. Elimin ayağımın titremesi ile artçı iç irkilmelerimin şiddeti doğru orantılı olsa da korkusuzca bırakabileceğimi biliyorum kendimi onun kollarına. İlkokulda yapılan kahkaha yarışmalarını hatırlıyorum; nefesimin sonuna kadar gülmek için harcadığım vakitlerdeki gibi hrr ve tss arası bir soluklanma.. “Ya aşk yapmaya gelmemişse” demeye kalmadan kırmızı dudaklarında buluyorum kendimi. “Rüyada gibiyim sanki” de diyemiyorum; rüya olduğuna kendimi inandırmalıyım. Eğer inanamazsam, bu gerçeği aklım kaldıramayacak ve delilikte kur atlayacağım.

Lowman tarafından Şub 21 2009 tarihinde Şahsi Meseleler kategorisine gönderilmiştir. 2 Yorum

Bir Gün Sonra

4

Yatcaz kalkcaz, yatcaz kalkcaz yine kavuşucaz. Madem bu kadar kolay dillendiriliyor bu, ben neden bu kadar sıkıntı çekiyorum zamanla? Kaşımı gözümü kısıp birden ilerletmeyi deniyorum, olmuyor. Çok zayıf  kalıyorum zamana karşı. Sanki biri daha olsa gözleri yumuk çözecek gibiyiz bu olayı. Yani bu konuda senden yardım istiyorum. Kendimken cızırt diye geçiversin ama seninleyken kaplumbağalar sollasın, hatta dönsün dönsün bi daha makas atsın. Bir bisiklete binsek; seni önüme oturtup gezemediğimin farkındayım, havaların ısınmasını bekliyorum. Fevkaladenin fevkinde olsun en iyisi. Kayıkla böyle, benim tek parmağım kürekmiş mesela.

Lowman tarafından Şub 16 2009 tarihinde Şahsi Meseleler kategorisine gönderilmiştir. 2 Yorum

İnsanın Uyku Hali

40 yıl düşünsek ne gelmezki aklımıza da böyle demişler. İki dakikada evrenin sırrını çözüp atacak pratik zekaya sahip bir milletin çocukları bize 40 yıl verseler, sigortamızı yatırsalar ve 20 dakikadan sonra kafanın birşey almadığı gerçeğini kabul etseler dünya şu halde olmazdı.

Bunun gibi saçma şeyler düşünüp hülyalara daldığım oluyor. Şarkıda da diyor ya “uyuyup huzur buldum bazen” diye, kafam çok dağıldığında çaresi uyumak oluyor. Alkol de alırım ara sıra ama çare için değil hızlandırmak için. Bira uykumu açıyorken tekila getiriyor mesela. Çok acaip bence. En çokta dedesinin homoseksüelliği hakkında yazı yazmış bir blog yazarının yerine kendimi koyduğumda -empati mode on- tekilaya ihtiyaç duymuştum. Nedendir bilmiyorum çok çabuk koyuveriyorum kendimi başkasının yerine ama kıçımın ucuylada kendi yerimi kolluyorum. Biri gelir oturur, bende onun kucağına neme lazım..

Hakiki konumuza dönersek, uyku bir nevi vücut revizyonu iken, hallerine girmek ılık suyla duş gibi geliyor. Uyumak var uyumak var yani. Bumerang gibi kıvrılıp yatıyorsun ya, bak o yanlış işte.

Lowman tarafından Şub 15 2009 tarihinde Şahsi Meseleler kategorisine gönderilmiştir. Yorum Yapın

Kendine Gel

Dikilip aynanın karşısına kaç dakika bakabilirim acaba kendime? Kaç dakika dayanabilirim ya da kaç saat? Anımsarım illa eskiyi, acıyı, tatlıyı hafif nemli gözlerimi görünce. Bu eblek suratın altında yatan canavarı dizginleyemediğim günlerde kendimden vermelerimi, zulümlerimi. Elimden gelse basarım tokatı kalkarım ama yazı bunu anlatıyor. Kolum bacağım sanki bağlı sandalyeye bileklerimden. Hareket edemiyor sadece aynaya dönük yüzümü izliyorum. Komik mimikler, diş rengi, buyun kılları, saç kenarları bitti. Yine kaldık başbaşa. Kendimi sevseydim keşke. Gözüme kaşıma kurban olsaydım da bencilliğin tavanına vursaydım. Kendimle ne kadar canım cicim dönemi yaşayabilirim ki? Mutlaka bir kavga eder, o nemrut suratı bir daha görmemek üzere terk ederdim. Ağır bir yoksunluk sendromuna girer miydim acaba kendimi burada bağlı bırakıp gittiğimde? Ha birde, buradan baktığımda minibüs şöförünün yanında oturan tipi taşıyorum gibi. Para üstü, bir kişi mi?…

Lowman tarafından Oca 26 2009 tarihinde Şahsi Meseleler kategorisine gönderilmiştir. 4 Yorum

Anında Görüntü #3

  • Serdar Ortaç öldükten sonrada çekilecekler arasında.
  • Uzun süredir kayıptım, bomba gibi dönmesemde döndüm.
  • Eskileri özleyenlere: Mazide kaldı.
  • Kulaç atılan bir derya oluyor kimi zaman aşkın, gittikçe yoran fakat sonunda rahatı ve upuzun kumsalları sunan.
  • Heroes’un güncel bölümlerine yetiştim. Tavsiye ediyorum.
  • Issız Adam’a gidemedim, perşembe niyetim var.
  • Senin tipin komplo teorisi gibi arkadaş!
Lowman tarafından Ara 22 2008 tarihinde Sade, Şahsi Meseleler kategorisine gönderilmiştir. 2 Yorum

Anında Görüntü #2

  • Anadolu Hayat Emeklilik “Genç Fikirler” Arıyor.
  • Üretkenliğimi internet ile sınırlıyor olmamı engellememe yine internet mani oluyor, sansürlüyor. Kendimi ahşaba veya spora veremiyorum; kablolar heryerime dolanmış durumda.
  • Yemekteyiz programına katılanlar oyuncudur. Kendini beğenmişliklerine tahammül edemiyordum, kapattım.
  • Seri katillerin arasında En Seri Katil Ödülü var mıdır? Varsa kemikten midir?
  • zeitgeist the movie deki fethullahci propaganda
  • Uzun eşşek en zevkli oyun değilse sürekli yastık olmayı kabul ediyorum.
  • Filmlerde görüp etkilenmemenin mümkün olmadığı bir sahnede, defter yerine önüne laptop açmış sınıfın öğretmenliği yada talebeliği. Uzunca bir süre defter kaç ortalı olacak diyen olmaz.
  • Cem Yılmaz tırtladı. AROG ile toparlayabilir.
  • Çok akıllı ademoğlu tribi: Para var, imkan var. Ben bu adamı anlamıyorum..
  • Minibüsçüleri sevmedim hor gördüm, adamlar bana web site yaptırıyorlar. Hemde başkanları için.
  • Hiçbir iş yapmıyorum (tasarımdan başka) ve kriz beni etkiledi.
  • Ha birde Obama ile ilgili neden yazı yazmadığımı merak edenler olabilir. Yakın zamanda tamamlanacak.
Lowman tarafından Ara 1 2008 tarihinde Sade kategorisine gönderilmiştir. 1 Yorum

Anında Görüntü #1

  • Sahip olduğunuz mevki ne olursa olsun, içinizde bir yürek taşırsınız. İnsanlıkta çok ileri gitmiş, uygar ve medeni biri ile bir mağarada büyümüş, uzun tırnaklı, kaba elli adam arasındaki fark günlük traş olmak veya olmamaktır.
  • Krizlerin en büyüğü maddi krizlerle birlikte gelen yuvaların yıkılması krizidir. Sonrası zaten ayar tutmaz.
  • Fark edilmeden yaşamak istiyorsanız kendiniz gibi olun. Gizem insanın doğasında vardır.
  • Üzerimi gece örtüyor bu gece de. Siyah bir battaniyenin altında çok istememe rağmen rahat olamıyorum. Uyku denen yarı ölüm anlarımı düşünerek geçirmeyi ne çok isterdim oysa.
  • Doğal hayata önem verin. Kırılan tırnağın yünlü kazaklarınıza sürtmesi içinizi nasıl hoplatıyorsa, sizi huylandırıyorsa, atılan her çöpte sizde aynı rahatsızlığı uyandırsın.
  • Zekanızın sınırı olmadığını tekrar hatırlatmak isterim. Size düşen, okumak.
Lowman tarafından Ara 1 2008 tarihinde Sade kategorisine gönderilmiştir. Yorum Yapın

Yan Etki

391787381_cc63154541Kimi zaman hayata sitem eder, lanetler yağdırırız. Kaybeden olmak, üzüntüyle yaşamak ve bir avuç sıkıntıdan başka yiyecek birşeyin kalmaması..

Dünya koca bir kapsül, tarafımızdan yutulmayı bekliyor. Sabah aç karına yutmanın zorunluluğu,  yutarken soğuk suyun yaratıcı firmanın armağanı olması ve dışındaki draje tatlı tabakanın illaki emilip, içindeki o pis ve acı tadı almadıktan sonra bir fayda göstermemesi bizi hayat denen bu hastalıktan bıktırıyor, tiksindiriyor.

Ruhsat sahibi için bir sıkıntı yok; bizler karşılıklı manevi ve maddi doyumlar için seçilmiş veya gönüllü denekleriz.Ha, kimizize placebo kimimize losyon..

İlaç olurda olası yan etkileri olmaz mı? Var tabiki.

Dünyanın en zor yan etkisi aşk fikrimce. Olması bir dert olmaması bir dert şeyler vardır ya, en büyüğü! Evren evren olalı böyle büyük bir acı, böyle büyük bir elem, böyle kurtuluşsuz bir hastalık görmemiştir. Karadelikler bile bu kadar acımasız, patlamalar bile bu kadar çaresiz olmamıştır.

Fakat bu kapsül kullanıma başlanmışsa artık bir çaresi yoktur. Ruhsat sahipleri (tanrılar) kendi kendine yaşama son vermeyi yasaklar, acıyı sonuna kadar çekmenizde diretir. Misal ben; 8664 gündür kullanıyor, içtiğim soğuk sulardan şişen boğazım yüzünden konuşamıyor, ancak yazıyorum.

Fayda ettiği insanlar da varmış. Bana dokunuyor, fakat anlaşma böyle: ilaç verilir, ben yutarım. Kusamam, çıkamam yada nefes almadan durmamazlık yapamam. Hele kendimi bir köprüden aşağıya hiç atamam. İmza attım, yemin ettim. Valla.

Beklenmeyen bir etki görüldüğünde doktorunuza başvurunuz. Çözemezse, biliyorsunuz.

Lowman tarafından Kas 21 2008 tarihinde Sade, Şahsi Meseleler kategorisine gönderilmiştir. Yorum Yapın

Gücümün Yettiği Kadar

2615420737_0e31036c0bHakimiyetimi kaybettim, hükümsüzdür. Uzaklı-yakınlı samimiyetlerde ben söylemiştimi oynamayı seviyorum. Haklı çıkacağımı ucundan kestirdiğim konularda hemen önyargımı ılık suya karıştırır, karşımdaki hasta bünyeye içmesi için ısrar ederim.

Herkese teselli verirken kendi korkularını, sıkıntılarını unutan insan kümesi ile kesişiyorum şu sıralar. Daha çok, dert dinlerken görüntü olarak iyi bir dinleyici, karakter olarak karnı genişi oynuyorum. Beklersiniz ki benim içinde bir korku var: yalnızlık.

Sevdicek olsun, ailem olsun, arkadaşlarım olsun. Birisi eksilecek gibi olduğunda hayatımdan sanki arkamda 3 yeni köz olmuş mangal gücünde bir ateş beni yakmak üzere yaklaşıyor gibi telaş oluyorum. Kafamda hayatımı etkileyen insanların bir listesi varmışta, biri ben bugün gelemem abi dediğinde başarısız bir halı saha maçı organizatörü durumuna düşüyormuşum gibi. O kadar yani..

Yarım kalacağını düşündüğüm işlerde alacağım desteklerin veya biz buna güdülerin diyelim, eksik olduğu bir durumda ben=hiçbirşey çekiyorum. Bu durum bireysel olarak sıfıra eşit olduğuma işaret olsa da liste benim elimde olduğu için organizatörlüğü elden bırakmayarak günün adamı oluyorum. Sen bana, ben ona, o şuna, şu..

Ha birde şu vardı: kafana tokadan başka birşey takma! Ne bu şimdi?

Lowman tarafından Kas 13 2008 tarihinde Şahsi Meseleler kategorisine gönderilmiştir. 4 Yorum
  • Kuşum