Nasıl bir zaman dilimine yayılır bilmem ama, şimdilik belirsiz bir süre içinde klasik müzik bestecileri ve eserlerinden yüzeysel olarak bahsetmeyi planladım.
İlk olarak, sevenin daha da seveceği, sevmeyeni biraz olsun bu müziğe yakınlaştıracak ve bilmeyenin de tabir i caizse damarından girememize aracı olacak Avusturyalı “Kızıl Papaz” lakaplı Antonio Vivaldi ile başlamayı uygun gördüm.
Antonio [...]
Nasıl bir zaman dilimine yayılır bilmem ama, şimdilik belirsiz bir süre içinde klasik müzik bestecileri ve eserlerinden yüzeysel olarak bahsetmeyi planladım.
İlk olarak, sevenin daha da seveceği, sevmeyeni biraz olsun bu müziğe yakınlaştıracak ve bilmeyenin de tabir i caizse damarından girememize aracı olacak Avusturyalı “Kızıl Papaz” lakaplı Antonio Vivaldi ile başlamayı uygun gördüm.
Antonio Vivaldi, 1678 yılında Venedik’te doğmuştu. Şanslıydı ki, babası Vivaldi’ye keman dersi verecek kadar iyi bir kemancıydı ve Barok Çağına* denk gelmişti. Bildiklerinin üzerine Legrenzi’den de birşeyler öğrendiği varsayılır.
(Barok Çağı, 1600-1750 yılları arasında operanın doğuşu ile başlar, Bach’ın ölümü ile biter. Opera, oratorya ve kantat en önemli yeni müzik biçimleridir.)
Müzik ile dolu gençliğin ve ailesinin uygun görmesinin ardından 25 yaşında papazlığa başladıktan sonra 1740 yılına kadar Ospedale della Picta orkestrasında keman öğretmenliği ile hayatına devam etti. Ayrıca, buradaki çocukların çalması için her ay iki konçerto yazmakla görevlendirilmişti.
Bir papazın müzikle bu kadar içli dışlı olması ve hatta dersler vermesi nasıl olur demeyin; Ospedale della Picta, o dönemin yetim ve evlilik dışı doğan çocuklarını korumak için kurulmuş yetiştirme yurduydu.
Vivaldi’nin Ospedale della Picta‘yı sevmesindeki bir diğer neden de, dönemin tüm müzik aletlerini deneyebilmesi ve dinleyebilmesiydi.
Babasının bir opera evinde yöneticilik yapmaya başlaması ile, opera dünyasına girer.
Bu da ona babası tarafından verilmiş bir şanstır. Vivaldi operalarda besteciliğin yanında yönetmenlik de yapmaya başlar.
Vivaldi 1713-1739 yılları arasında 45 opera bestelemiş ve yönetmiştir. Döneminde Venedik’te en çok operası sergilenen bestecidir.
554 çalgı yapıtı, 75 sonat, 23 senfoni, 454 konçerto ve 40 kutsal müzik yapıtı ile müziğimize ayrı bir renk ve ilham katmıştır.
Eserlerinde genellikle sakinlik, dinginlik hakimdir. Bir çoğunun resmettikleri vardır; Vivaldi’nin eserleri hayallerinin müziğe dökülmesidir. Bazen bir çobanın dinlenmesi, sinekler tarafından rahatsız edilmesi ve yağmurda hissettileri, bazen de buzun üstünde kayan insanlar olur notalarla can bulan imgeler. Aşkın getirdiği sadelik, korkunun getirdiği gerilim ve bir yaprağın ağaçtan yere düşmesini hiçbir somut çizim/yazım olmadan hissettirebilir bizlere.
Vivaldi aşka o kadar inanıyormuş ki, ölümünden bir yıl önce sevgilisi Anna Giraud için ülkesini terk etmiştir. Hayatının son zamanlarını işsiz ve oradan oraya göçerek geçiren Vivaldi, evinde iç yangı denilen hastalıktan ölü bulunmuştur. Alel acele yoksullar manastırının bahçesine gömülmüş ve mezarı günümüzde bilinmemektedir.
En ünlü eseri 1725′te Amsterdam’da yayımladığı Op. 8 Il cimento dell’armonia e dell’invenzione başlıklı konçertonun ilk 4 parçasıdır.
Ek dosyanın içeriği;
Antonio Vivaldi The Four Seasons
Concerto For Strings And Harpischord in G major
Symphonia in C major
Concerto for Violin and Strings in A major Op. 3/6
