<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Portlak.Com &#187; mis kokulu</title>
	<atom:link href="http://portlak.com/etiket/mis-kokulu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://portlak.com</link>
	<description>Sermayesi Hayal Gücü</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Sep 2010 14:40:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>mis kokulu günler</title>
		<link>http://portlak.com/mis-kokulu-gunler</link>
		<comments>http://portlak.com/mis-kokulu-gunler#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Dec 2006 12:51:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lowman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yersiz]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[devlet memuru]]></category>
		<category><![CDATA[memur]]></category>
		<category><![CDATA[mis kokulu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.portlak.com/blog/mis-kokulu-gunler</guid>
		<description><![CDATA[Babam 136. derece bir devlet memuruydu; vergi dairesinde veznedarın gözlük camı temizleyicisiydi ve internetimiz her zaman kesikti. Evimizin altından geçen metro yolundan dolayı annem kendini 6. derece makinist sanıyordu. Dar gelirli çingene ailelerinden biriydik bizde.. Yaşadığımız ev 6 katlıydı ve her katta 2 daire vardı. Kanalizasyona sıfırdı ve metroya yakındı bu yüzden kirası diğerlerinden 2 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Babam 136. derece bir devlet memuruydu; vergi dairesinde veznedarın gözlük camı temizleyicisiydi ve internetimiz her zaman kesikti. Evimizin altından geçen metro yolundan dolayı annem kendini 6. derece makinist sanıyordu. Dar gelirli çingene ailelerinden biriydik bizde..</p>
<p>Yaşadığımız ev 6 katlıydı ve her katta 2 daire vardı. Kanalizasyona sıfırdı ve metroya yakındı bu yüzden kirası diğerlerinden 2 ruble daha fazlaydı.. Ruble demişken babamda aylık ikramiyeleri, sakalları dahil 65 ruble alıyordu. Bir de imam hatip lisesinde akşam iş çıkışlarında en hızlı tesbih çekme yarışmalarına katılır bahislerden 5-10 ruble koparırdı. Bu para ile kendine mal öldüren votkası alır, annemin deyimiyle kibritin suyunu zıkkımlanır, cubba-tulumba yatağa atlar, kıçını devirir, zıbarır, ossura ossura, götünde pireler uçuşarak uyurdu. Bu deyimden annemin de benim gibi içten yanmalı &#8211; arkadan itişli yazma ve yaratma dürtüsü olduğunu şimdi anladım. Bu arada cebimden mis kutusunu çıkardım ve çektim.</p>
<p>&#8230;anladığım sadece bu değildi. Akşamın karanlığından, kiri çamuru pek belli olmayan sokaklarda geçen sünnetsiz çocukluğumu da 35 yaşımda askerde anladım. &#8220;Çakala bak sünnet olmamış&#8221; dediler, patetes soymakla görevli askerlerden birinin eline çükümü verip gerekeni yap dediler&#8230;</p>
<p>Sabah uyandığımda çok yorgundum; partnerimde yorgundu. Oturda iki laf edelim dediğimde oturamadığını söyledi ve beni sevdiğini söyledi. Mis kutusunu çıkardım ve iki kere sertçe çektim.</p>
<p>Dışarıya çıktığımda çok mutluydum ve huzurluydum; sünnet olmuştum. Bunun gururu ve verdiği güçle malı kaldırıp mıntıka gezintisi yapıyordum ki çavuş Copsiki -kendisi 9. derece askeriye çavuşudur 95 ruble maaş aldığına ve dibini görmedik delik bırakmadığına dair dedikodular bölüğümüzde gezerdi- ile karşılaştım.</p>
<p>-Askeeer!</p>
<p>-Emredin komtanımmm!</p>
<p>-Yumurtanın sarısı gitti bizimkinin yarısı türküsü meşhurmuş sizin oralarda. Akşam gazinoda söyleyeceksin hazırlan.</p>
<p>-Emredersiniz komtanım!!</p>
<p>Soğuktan titreyen elimle zorla çıkardığım mis kutumu çıkardım ve çektim. Kendime gelememiştim. Akşama insanları eğlendirecektim. Zaten sanata yatkın olduğunu bildiğim ruhum ve sünnet olmuş bedenim birleşip yumurtanın sarısını söyleyecektim.</p>
<p>Birden akşam olmuştu; belki de olmamıştı. Beni hacı misi çarpar: çarpmıştı evet evet.</p>
<p>Sahneye çıktığımda resmiyetin verdiği ciddiyetle türküme başlamıştım.. &#8220;Gitti bizimkinin&#8221; derken komutan Meğersikikırık’ın – kendisi 7. dereceden askerdir, 115 ruble maaş ve 49 ruble kira geliri ile geçinir, 4 çeker,6 ileri at arabası vardır- kızı olduğunu sandığım tam düzülecek çağında kızını veya öyle olduğunu sandığım şahsı gördüm ve yeni sünnetli çüküm –kendisi 1. dereceden abazadır, çıkarmadan 5 totalde 9 attığına tanıklığım vardır- hemen havalandı. Bu seyircilerin de dikkatini çekti. Komutanın kızının da gözlerinden kaçmamıştı bu durum.</p>
<p>Günler geçiyordu. Sigara dumanlarının ve askerlerin duvarla münasebetinden dolayı sararmış duvarlar – kendisi 5. dereceden asker duvarıdır- üzerime doğru geliyordu; soğukluğunu kıçımda hissedip araya yastık koyuyordum.</p>
<p>İçimden bir ses &#8220;Meğersikikırık’ın kızı, Meğersikikırık’ın kızı..&#8221; diye beni çıldırtıyor, 31 çekmeye itiyordu. Son günlerde attığım postayı şafak takvimlerinde tutuyordum.</p>
<p>Küçük Madam Meğersikikırık ile ilk görüşmemiz kantincimiz Emrahsiki eşliğinde oldu. En müsait yer Emrahsiki abinin yeriydi ve onu oraya attım. Çektiğim 31 lerinde etkisiyle iliğim kemiğim çekilmiş, belimde ve çükümde derman kalmamıştı. Küçük madam Meğersikikırık sürekli Namık Kemalsiki – kendisi 1. dereceden fıkra memurudur ve ayda 200 ruble gelirini rus karıları ile yediği cümle alem tarafından bilinir- fıkraları anlatıyor beni sadece güldürebiliyordu. Güldürürken de düşündürüyordu. Ya vereceği gelirse, nasıl iş tutacaktım?</p>
<p>Emrahsiki abi 3 rubleye 1 kilo fındık ayarlayabileceğini söyledi. Parayı hazırladım bir poşet içinde çayımın içine attım. Emrahsiki abi gelip “mına kodum kaç poşet çay atıyon lan sen bi bardağa, Liptonsiki lan bu” diye bana küfür edip para dolu poşeti alıp, fındık dolu poşeti akşam tel örgülerin bi alttan bi üstten olan haraşolu ikinci büklümüne bırakacaktı.</p>
<p>Gece mis kutumu çıkarıp iki kere sertçe çektikten sonra tel örgülerin balıksırtı örgü kısmını aramaya koyuldum. Evet poşet oradaydı. Hepsini bir oturuşta yedim ve bir tane ayırdım. Onu küçük madam Meğersikikırık’ın camına atacaktım. Bu arada giden 3 rublenin çingenliğini yapıyordum değdi mi değmedi mi diye.</p>
<p>Pencerenin altına geldiğimde heyecan bastı. Dedemin hacıdan getirdiği mis kutumu çıkardım bir kere daha kamyoncunun mola yerinde çektiği malbuşu gibi içime çektim. Ve elimdeki tek fındığı küçük madam Meğersikikırık’ın camına fırtlatmamla onun aşşağı atlaması bir oldu.</p>
<p>-evet seni istiyorum hadi ama</p>
<p>-buradamı madam</p>
<p>-evet burada</p>
<p>Sünnetli olduğumdan ve yediğim 1 kilo fındıktan sonra kendime dahada güveniyordum.</p>
<p>-yatınız</p>
<p>-ben üstte olmalıyım yoksa tad alamam</p>
<p>-olur tabiki nasıl buyurursanız</p>
<p>Tam kucağıma almıştımki ossuruk geldi deliğe dayandı. &#8220;Açık hava lan birşey olmaz&#8221; derken salmamla olayın sonu göründü.</p>
<p>1 kilo fındık yedikten sonra cır cır olmuştum.</p>
<a href="http://portlak.com/mis-kokulu-gunler" rel="bookmark" class="asides-permalink" title="Permanent Link to mis kokulu günler">(2)</a>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://portlak.com/mis-kokulu-gunler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
	</item>
	</channel>
</rss>
