Gücümün Yettiği Kadar
Hakimiyetimi kaybettim, hükümsüzdür. Uzaklı-yakınlı samimiyetlerde ben söylemiştimi oynamayı seviyorum. Haklı çıkacağımı ucundan kestirdiğim konularda hemen önyargımı ılık suya karıştırır, karşımdaki hasta bünyeye içmesi için ısrar ederim.
Herkese teselli verirken kendi korkularını, sıkıntılarını unutan insan kümesi ile kesişiyorum şu sıralar. Daha çok, dert dinlerken görüntü olarak iyi bir dinleyici, karakter olarak karnı genişi oynuyorum. Beklersiniz ki benim içinde bir korku var: yalnızlık.
Sevdicek olsun, ailem olsun, arkadaşlarım olsun. Birisi eksilecek gibi olduğunda hayatımdan sanki arkamda 3 yeni köz olmuş mangal gücünde bir ateş beni yakmak üzere yaklaşıyor gibi telaş oluyorum. Kafamda hayatımı etkileyen insanların bir listesi varmışta, biri ben bugün gelemem abi dediğinde başarısız bir halı saha maçı organizatörü durumuna düşüyormuşum gibi. O kadar yani..
Yarım kalacağını düşündüğüm işlerde alacağım desteklerin veya biz buna güdülerin diyelim, eksik olduğu bir durumda ben=hiçbirşey çekiyorum. Bu durum bireysel olarak sıfıra eşit olduğuma işaret olsa da liste benim elimde olduğu için organizatörlüğü elden bırakmayarak günün adamı oluyorum. Sen bana, ben ona, o şuna, şu..
Ha birde şu vardı: kafana tokadan başka birşey takma! Ne bu şimdi?












Satıların öptü geçti beni o kadarını söyleyeyim. 2. paragraf dedim içimden.. – Yeni at gözlükleri aldım çok güzel -
Offf bir de su sondaki kafana bir şey takmayacaksın tokadan baska muhabbetini bizim dershane de üniye girmek için kıç yırttığımız vakitler geometricinin diline pelesenk olmuştu..
Gördüm bi tüylerim diken diken oldu.
Portlak Doğal kızıllardansın sen bir de. Hoşmuşsunuz. ( yavşamak değil bu yanlış anlaşılmasın ben güzele güzel derim o kadar. ) ( paniğe gel..)
Uzun zamandır yazmıyordum birikmiş içimde
Toka mevzusunun bahsi bile geçmesin, bu geyik hortlamasın, aman diyim..
Teşekkürler, sizin güzelliğiniz..
Hepimiz güzelizzz..
( ceza sınavımdan cıktım mazur gör)
Umarım iyi geçmiştir (: Yani genel olarak..