Kabus 1
İki genç sokakta yürümekteydiler. İleriki zamanlarda ne olacağından habersiz eski ve terk edilmiş buluşma noktaları, bir apartmanın en alt katınında altı olan depo gibi taşla örülmüş yere indiler. Burada birbirleriyle daha rahat konuşabiliyorlardı. Tam kız erkeğe birşeyler anlatmaya başlamışken taşlarda bir kıpırtı oldu. Derinlerden bir itme yada çarpma taşları yerinden oynatmıştı. Onun korkusuyla sağa sola bakarak cam veya kaçacak biryer aramaya başladılar. Gözleri tam sığacakları deliği ararken hafif ışık süzülen cama takıldı kızın bakışları. İki insan yüzü belirip kayboluyordu üstten basık camda. Gelmelerini işaret eden hareketler yapıyorlardı galiba. Adamın yüzünün yanında birşey parlıyordu fakat o anda o kadar dikkat edememişlerdi. Yavaş yavaş sağından solundan patlayan duvardan dökülen taşlardan birini uzaktan fırlatıp camı kırdı içerideki erkek. Cam tamamen dökülmüştü.
Kız arkadaşını bacaklarından kaldırarak cama eriştirdi ve camdakilerin onu asılmasını bekledi. İstediği olmuştu ve yükü birden hafiflemiş camdan yavaşça kaybolmuştu. Kendini de yukarıya çekti ve çıktığı yerin apartman boşluğu olduğunu fark etti. Bir adam ve bir kadın onlara hem acır hemde anlam veremedikleri bir bakışla bakıyorlardı fakat kimsenin konuşmaya niyeti yok gibiydi. Adam yavaşca cebinden az önce görünen parlak şeyi çekti ve bir silah olduğunu gösterdi. Yanındaki kadın emirlerini dinlemelerini yoksa kendilerine ateş etmekte tereddüt etmeyeceğini söyledi.
Emirlere uydular ve kendilerini bir dairede buldular. Dar koridorlu ve soğuktu burası. Koridordan geçerken odalardan birinde bir kıpırtı fark etmiş fakat ne olduğunu kestirememişlerdi. Belki bir köpekti yada çocuktu..
İlk günü yine taş bir odada kapalı geçirdikten sonra sabah çocuğu gördüler. Küçük ve yaramaz bir kız çocuğundan başka birşey değildi dün akşamüzeri gördükleri. En az babası ve annesi kadar acımasız olduğu belli oluyordu kızın bakışlarından.
İçeriden bir gürültü ile gelen adam başlarını öne eğmelerini ve çömelmelerini istedi sevgililerden. Onlar bu haldeyken şu konuşmayı yaptı:
Ben sizi burada esir tutmuyorum. Gece siz uyurken yaptığım değişim iksirini size içirdikten sonra sizi takip edeceğim. Ve her zaman peşinizde küçük kızım olacak. Sizinle beraber okula gelecek, sizinle beraber uyuyacak. Eğer kaçmaya kalkarsanız ki tavsiye etmem, sizi çok kolay alt edebileceğinden emin olun!
Adam konuşmasını bitirip çıktı. Genç çift korkudan duruşlarını değiştirmemiş hala başları öne eğik çömelmiş vaziyetteydiler. Küçük kızın başlarında dolanması onları iyice geriyor, korkutuyordu. Kızın elleri tek bir parça halini almış, parmakları yok olmuş ve derisi isten kararmışçasına koyulaşmıştı…
devam edecek..

devam edecek…peki bu kabusun devamı ne zaman gelecek?